24.10.2018de İstanbul Reyap hastanesinde sezaryen doğum yaptım. 4175 gr ağırlığında doğan ve gebelik sırasında hiçbir sorun yaşamadığım oğlumu, doktor F**** S*** ameliyathaneden çıktıktan yarım saat sonra ciğerlerinde su var diyerek yoğun bakıma aldı ve "1 ya da 2gece kalır. Taburcu ederiz" dedi. 2gece sonunda Cuma günü bebeği çıkarmaya gittiğimizde "1 gece daha kalsa iyi olur ama araya hafta sonu girdiği için Pazartesi taburcu edelim" dedi. 29.10.18 Pazartesi gittiğimizdeyse hemşireler "resmi tatil olduğu için doktorumuz gelmedi" diyerek yine taburcu etmediler. 30.10.18 tarihinde doktorla konuşup taburcu edeceğimizi sanarken F**** S*** "solunumu iyi ama bu kez de sarılık başladı, daha kalacak" dedi. "Sarılık için yoğun bakımda tedavi şart mı, biz taburcu edelim fototerapi için gerekirse getiririz" dedik. Bu kez de "eve çıkardığınızda çocuk kötüleşirse sorumluluk kabul etmem. O riski göze alabilecekseniz imza verip çıkarabilirsiniz" dedi. Bizi korkutup taburcu etmekten vazgeçirmek istedi. Ben yine de ısrar edince "o zaman son bir kan tahlili yapalım, içimiz rahat etsin öyle çıkın" dedi. Öğleden sonra hemşirelerden bilgi geldi, tahlil sonuçlarınız şimdi geldi ama doktorumuz çıktığı için bugün taburcu edemiyoruz! Biz son bir sabır ile o gün de eve eli boş döndük. Ertesi gün 31.10.18de sabah gittiğimiz hastaneden ancak öğleden sonra bebeği taburcu edebildik. Taburcu ederken epikriz raporu bile vermediler, istediğimizde "henüz epikriz raporunuz tamamlanmadı, yarın gelip alın" dediler. Çocuğu çıkartmanın sevinci ile sonraki günlerde de epikriz raporunun peşine düşmedik. Epikrizi çıkarken vermediler çünkü muhtemelen olmayan işlemler yazılmıştı. Meğer bahane ettikleri resmi tatil, son bir tahlil vb. Sebeplerle her geçen bir günü para olarak görüyorlarmış. Son günlerde çıkan haberleri görünce taşlar yerine oturdu ve boşu boşuna bu süreci yaşadığımızı anladık. Biz çok şükür çocuğumuzu sağ salim eve getirebildik ama o süreçte sağlıkla eve getirebilecek miyiz endişesi ile psikolojimiz bozuldu. Yoğun bakımdaki bebeğimizin ne eli, ne kolu, ne topuğu delinmedik bir yeri kalmamıştı. Orada kaldığı sürece bebek zayıflamıştı ve 2ay sonra ancak doğum kilosuna ulaşabildik. Orada muhtemelen uzun süre ağlatıldığı için sesi çatallaşmıştı. Biberona alıştığı için beni reddediyordu. Başka hatırlamak istemediğim daha pek çok sorun yaşadık ve şimdi öğreniyoruz ki hepsi gereksizmiş. Ben bildiklerimi savcılığa da ileteceğim ama sosyal medya çok güçlü olduğu için buraya da yazmak istedim
Yorumlar