Nissan Qashqai Platinum Premium Araçta Yedek Lastik Olmadan Teslim Alındı
23 Temmuz 2026 tarihinde, liste fiyatı 4 milyon TL’nin üzerinde olan, Nissan’ın Türkiye pazarındaki en üst ve en donanımlı paketi Qashqai Platinum Premium e-Power model aracımı teslim aldım. Siparişimi özellikle Haziran ayında verdim. Amacım, 1 Temmuz 2026 sonrası devreye giren gsr2 regülasyonları kapsamında araca eklenecek zorunlu kameraların maliyetini dengelemek için markaların yapacağı donanım eksiltmelerinden (özellikle estetik ve Konfor kalemlerinden) etkilenmemekti.
Ancak aracı teslim aldığımda büyük bir şok yaşadım. Nissan, "dolunun dolusu" olarak konumlandırdığı bu en üst paket araçtan estetik bir detayı değil, hayati bir güvenlik ve yol yardım donanımı olan stepneyi (yedek lastik) çıkarmış! İşin daha da trajikomik yanı; aracım Temmuz öncesi üretim olduğu için yeni regülasyonun getirdiği gelişmiş yorgunluk kamerasına sahip değil, fakat Temmuz öncesi araçlarda standart olarak sunulan stepneye de sahip değil. Yani hem yeni teknolojiden hem de en temel donanımdan mahrum bırakılmış durumdayım.
Otomotiv sektöründe maliyet kısılabilir ama "Yedek lastiği olmayan bir araç" konsepti Türkiye yol şartlarında kabul edilemez. Geçmişte lastiğimin 20 cm yarıldığı ve yola ancak yedek lastikle devam edebildiğim bir tecrübem var. Lastik tamir kitlerinin işe yaramayacağı bu tarz senaryolarda stepne bir lüks değil, zorunluluktur.
6 yıllık Japonya geçmişi olan ve 2015 yılından bu yana sadece Nissan kullanan, markaya son derece sadık bir tüketiciyim. Aracı satın aldığım bayideki çalışanların özverisi ve nezaketi ne kadar yüksekse, konuyla ilgili mağduriyetimi ilettiğim Nissan Türkiye Müşteri Hizmetleri'nin tavrı da bir o kadar umursamaz ve çözümden uzaktı. Talebim doğrudan ve net bir şekilde reddedildi.
Bu tavır, Japon pazarlama etiğine ve müşteri memnuniyeti felsefesine tamamen aykırıdır. Nissan Türkiye'den, daha dün büyük bir heyecanla aldığım bu Premium araca pişmanlık duymadan binebilmek için, araçtan eksiltilen bu elzem donanımın (stepne) derhal tedarik edilmesini talep ediyorum. Markanın kendi sadık müşterisine verdiği değerin sadece satış aşamasında kalmadığını kanıtlamasını bekliyorum.
Sn Zafetr U., Bize ulaştığınız için teşekkür ederiz. Kısa bir süre önce aynı konu ile ilgili başvurunuz hakkında firmamızın yanıtı sizinle paylaşılmıştır. Diğer tüm konularda bilgi talebi ve geribildirimleriniz için Gülümseme Hattımızı arayabilirsiniz. Saygılarımızla, Nissan Türkiye Müşteri İlişkileri

Gelişme: Aracımı kullanmaya başladıktan kısa süre sonra, 2025 ve 2026 başı üretimlerinde standart olan, hatta 2015 model eski aracımda bile bulunan "Otomatik Park" sisteminin de, "dolunun dolusu" olarak satılan bu en üst paketten sessiz sedasız eksiltildiğini fark ettim. İşin tüketiciyi aldatmaya yönelik ve etik dışı olan asıl boyutu ise şudur: Aracın orta konsolunda, vitesin hemen yanında bu özelliğe ait düğmenin bulunması gereken yere işlevsiz, kör bir buton (sahte tuş) yerleştirilmiştir (aşağıda görselde). Her gün gözümün önünde duran bu sahte buton, o donanımın aslında bu araçta olması gerektiğinin, ancak tüketiciye haber dahi verilmeden maliyet hesaplarıyla "gizlice eksiltildiğinin" en somut delilidir. En üst paket diye satılan Premium bir araca çalışmayan sahte bir buton koymak, tüketiciyi görsel olarak yanıltmaktır ve hiçbir ticari ahlakla, hele ki Japon iş etiğiyle asla bağdaşmaz. Bir aracın en üst paketini alıyorsam, standart donanımlardaki "gizli eksiltmeler" (özellikle de markanın genel imajında var olan stepne veya otomatik park gibi özellikler) satın alma aşamasında tarafıma açık ve net bir şekilde tebliğ edilmesini beklerdim. Gülümseme hattınızı arayıp durumu söyleyince, araçlarımızdaki donanımların her dönem farklılık gösterebileceğini söylediler. Her yıl değişen modelde donanım değişmesini anlarım ama her ay aynı paketin farklı donanıma sahip olması kabul edilemez. Kendimi dolandırılmış gibi hissediyorum. Nissan'dan araç alacak kişilerin iki kere düşünmesini ve satış danışmanından aldıkları araçta olmayan donanımları açıkça açıklamasını talep etmelerini tavsiye ederim. Karşılaştığım bu manzaradan sonra; kaputun altında veya güvenlik yazılımlarında, benim şu an tespit edemediğim daha hangi donanımlardan feragat edildiği şüphesi araca olan tüm güvenimi sıfırlamıştır. Bu tatsız tecrübe ve Nissan Türkiye'nin umursamaz tavrı, markaya güvenimi kaybetmeme, daha alalı 20 gün bile olmayan aracımdan soğumama ve bir an önce zararına dahi olsa aracı satmaya ve şeffaflığına güvenebileceğim başka bir markaya yönelmeme sebep olmuştur

















