Kaydırak Kısa Ve Yavaş, Personel Davranışı Ve Aşırı Ücretler
Mihrabat Korusu’na kalabalık bir grup halinde, büyük bir hevesle gittik ancak özellikle kaydırak ve işletme anlayışı nedeniyle adeta kaçarcasına ayrılmak zorunda kaldık. Kaydırak o kadar kısa ve yavaş ki çocuklar en son kendi kendilerini ittirerek kaymaya çalıştılar. Bu durum hem güven verici değildi hem de çocukların hevesini tamamen kırdı. Buna rağmen her yerde 100 TL civarında olan bir hizmete 150 TL ödedik.
Kasada para hesabından anlamayan, sürekli karışıklık çıkaran birini koymuşlar. “Verdin mi, şimdi ver, o verdi, şimdi o binecek” gibi cümlelerle kimin ne ödediğine, kimin bineceğine, kimin kimle bineceğine kadar her şeye müdahale etti. Tüm bu tavırlar gerçekten şaka gibiydi ve ortamı çok gerdi.
Aşağıya indiğimizde ise görevli kişi ısrarla fotoğraf çekmeye çalıştı. Açıkça istemediğimizi söylememize rağmen “Ben çekmek zorundayım” diyerek zorla fotoğraf çekti. Neden mecbur olduğunu, neye dayanarak bizi çektiğini açıklamadan bunu yapması rahatsız ediciydi. Üstelik sadece kendimiz için telefonla fotoğraf çekmemize bile izin vermeyip, etrafı ve kendimizi çekmenin yasak olduğunu söylemeleri de ayrı bir baskı yarattı.
Tüm bunların üzerine, içeriye giriş-çıkışımız toplamda yarım saat bile sürmemişken 225 TL gibi gereksiz yüksek bir otopark ücreti ödemek zorunda kaldık. Kısa sürede yaşadığımız bu kadar olumsuzluk sonucunda, Mihrabat Korusu işletmesini bugüne kadar gördüğüm en kötü işletmelerden biri olarak değerlendirmek zorunda kalıyorum. Bu yaşananların dikkate alınmasını ve hem fiyat politikasının hem de personel tutumunun acilen gözden geçirilmesini bekliyorum.


