Kan Alma Başarısızlığı Nedeniyle Ameliyat İptali Ve Hacettepe’de Güven Kaybı

27 Temmuz’da sendromlu, özel gereksinimli 12 yaşındaki kızımın 31 Temmuz’da planlanan damak ameliyatı için Hacettepe Üniversitesi Plastik Cerrahi servisine çağrıldık. Ameliyat öncesi tetkikler için kan alma süreci başladığında yaşadıklarımız beni bir baba olarak derinden yaraladı ve hastanenin işleyişi konusunda ciddi şekilde endişelendirdi.
Kan almak için gelen plastik cerrahi doktoru ve hemşireler kızımın damarından bir türlü kan alamadılar. Defalarca deneme yapmalarına rağmen kan almayı beceremediler ve kızımın kollarında sağlam yer bırakmadılar. Bugün hâlâ kollarında morluklar ve iğne izleri duruyor. Özellikle engelli ve hassas bir çocuk üzerinde bu kadar çok ve sonuçsuz iğne denemesi yapılması, vicdanen kabul edilebilir bir durum değildi. Kan alma gibi temel bir işlemin bu kadar kez başarısız olması, “Kan alamayan bir doktara ameliyat sırasında çocuğumu nasıl emanet edebilirim?” sorusunu bana çok net biçimde sordurdu.
Bu süreçte kimse durum için özür dilemedi, açıklama yapmadı ya da bizi sakinleştirip güven vermeye çalışmadı. Tüm bu yaşananlar nedeniyle kızımın ameliyatını iptal etmek zorunda kaldım ve hastaneden büyük bir hayal kırıklığı ve güvensizlik duygusuyla ayrıldım. Sadece anestezi için ödeme yapılmıştı, ancak asıl önemli olan kızımın yaşadığı gereksiz acı ve bizim manevi olarak yıpranmamız oldu.
Hacettepe Üniversitesi gibi köklü bir kurumda, özellikle çocuk ve engelli hastalarla çalışırken bu kadar özensiz ve yetersiz bir yaklaşımın kabul edilemez olduğunu düşünüyorum. Hem kızım adına hem de benzer durumda olabilecek diğer çocuklar adına, bu olayın araştırılmasını, sorumlu kişilerin tespit edilmesini ve gerekli adımların atılmasını; kan alma ve hasta yaklaşımı konusunda daha dikkatli, özenli ve yetkin bir ekiple çalışılması için gereken düzenlemelerin yapılmasını talep ediyorum.





