Ben Bağcılar bölgesinde bir işletmeye ait 34 ** plakalı motosiklet ile geçici olarak kuryelik yaparak evine ekmek götürmeye çalışan bir işçiyim. Kışın soğuğunda, işverene ait ve muayenesi olmayan bu motosikletle 07.02.2026 tarihinde çalışırken Bağcılar Caddesi Hüseyin Bakkal ışıklarda trafik çevirmesinde durduruldum. Motorun muayenesinin olmadığını görevli memur bana orada bildirdi. Ben de işçi olduğumu, motosikletin işverene ait olduğunu, muayenesiz olduğunu bilmediğimi açıkça söyledim. Memur ise bana “Sana ceza yazılmayacak, araç sahibine yazılacak sadece” şeklinde beyanda bulundu.
Buna rağmen, bana hiçbir tutanak veya makbuz tebliğ edilmeden, haberim olmadan gıyabımda hem muayenesizlik hem de trafiği tehlikeye düşürmek iddiasıyla 47/1-d maddesinden MB-90582418 seri numaralı idari para cezası kesilmiş. Olay anında ne imza attırılmış ne de bana makbuz verilmiştir. Üstelik tutanağa konu edilen 47/1-d maddesindeki trafiği tehlikeye düşürme ihlalini kesinlikle işlemedim. O gün tamamen trafik kurallarına uygun, kendi şeridimde ve hız sınırları dahilinde, son derece dikkatli bir şekilde seyir halindeydim. İlgili memurlar beni tehlikeli bir hareketimden dolayı değil, yalnızca rutin kontrol amacıyla durdurdu, buna rağmen keyfi biçimde bu maddeyi cezaya eklediler.
Bu haksız cezaya itiraz ettim ve Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliği, ortada somut delil bulunmadığı gerekçesiyle cezayı kesin olarak iptal etti. Ancak emniyet birimleri, bu cezanın iptal edileceğini anladıkları noktada masa başında evrakla oynayarak yeni bir süreç başlattı. İlk makbuzu kendi içlerinde “sehven” yazıldı diyerek iptal edip, olaydan sonra masa başında yeni makbuz numarasıyla aynı fiilden yeniden ceza ürettiler ve 24.03.2026 tarihinde ıy-00575727 seri numaralı ikinci ceza düzenlendi. Bu durum bana, emniyetin ilk iptal kararını dolanmak için makbuz numaralarıyla oynayıp olayı kağıt üzerinde yeniden kurguladığı izlenimini vermektedir.
Bu ikinci cezaya da itiraz ettim. Aynı adliye çatısı altındaki Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliği ise, ilk dosyadaki kesin iptal kararını ve emniyetin kendi kendini çürüten evraklarını dikkate almadan, neredeyse matbu bir gerekçeyle itirazımı reddetti. Böylece aynı gün, aynı olay ve aynı adliyede iki zıt karar ortaya çıkmış; biri delil yok diyerek cezayı iptal ederken, diğeri emniyetin masa başı ürettiği ikinci cezayı onaylamıştır. Bir tarafta somut delil yokluğunu esas alan bir iptal kararı, diğer tarafta aynı olayla ilgili yeni makbuz numarası üzerinden verilen bir ret kararı bulunmaktadır.
Tüm bu süreç, sıradan bir motosikletli işçinin, muayenesiz olduğunu bilmediği iş yeri aracını kullanırken hem haksız yere cezalandırılmasına hem de emniyetin evrak işlemleriyle ikinci kez mağdur edilmesine yol açmıştır. Emniyet, bir olayla ilgili tek bir görüntü veya delil dahi sunamamasına rağmen, sadece makbuz numaralarını değiştirerek aynı vatandaşa aynı fiilden iki farklı ceza çıkaracak yetkiyi kendinde görmüştür. Ben bu adaletsizliğin peşini bırakmadım; Hakimler ve Savcılar Kuruluna şikayette bulundum ve Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma talebimi ilettim.
Talebim; somut delil olmadığı için ilk mahkeme tarafından iptal edilen olaya ilişkin masa başında üretilen ıy-00575727 seri numaralı ikinci cezanın derhal iptal edilmesi, bu cezaya bağlı olarak vergi dairesinde adıma tahakkuk eden tüm borçların ve tarafıma yüklenen mahkeme, tebligat vb. Masrafların sistemden tamamen silinmesidir. Ayrıca, olay yerinde değil, günler sonra masa başında makbuz numaralarıyla oynayarak yeni ceza tutanağı düzenleyen Bağcılar Trafik Denetleme Büro Amirliği’indeki ilgili polis memurları hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından resmi idari soruşturma başlatılmasını talep ediyorum.
Son olarak, özellikle Bağcılar bölgesinde ve kamera kaydı bulunmayan kör noktalarda motosiklet sürücülerine somut delil sunulmadan, ezbere ve keyfi biçimde kesildiğini düşündüğüm benzer cezaların İçişleri Bakanlığı müfettişlerince geriye dönük incelenmesini istiyorum. Devletin ceza yetkisinin vatandaşa karşı bir yanıltma gibi kullanılmasının önüne geçilmesi, benim yaşadığım bu mağduriyetin başkalarının da başına gelmemesi için gerekli tüm denetim ve idari işlemlerin yapılmasını bekliyorum.
Yorumlar