Aşırı Sessizlik Politikası Ve Sürekli Güvenlik Müdahalesi
Bizim Mahalle 1. Etap 4. Kısım’da site yönetiminin “huzur” anlayışı nedeniyle günlük hayatımızı normal şekilde sürdürmekte zorlanıyoruz. En ufak bir seste güvenliğin aranması ve hemen şikayet oluşturulması artık sıradan hale geldi. İnsanların kendi evlerinde aileleriyle, misafirleriyle normal bir şekilde vakit geçirmesi bile neredeyse problem olarak görülüyor.
Özellikle özel günlerde misafirimiz geldiğinde, normal konuşma ve yaşam sesleri bile bahane edilerek “şikayet geldi” denilerek güvenlik tarafından aranıyoruz. Saat fark etmeksizin bu şekilde uyarılmak, evimizde bile sürekli baskı altında yaşıyormuşuz hissi veriyor. Bu durum, site yaşamının doğasına ve insanlar arası hoşgörüye ters düşüyor.
Sorun sadece evlerden gelen sesler de değil. Yaz aylarında parkta oynayan çocukların sesinden bile şikayet edildiğine şahit oluyoruz. Çocukların parkta oynaması ve ses yapması bile “rahatsızlık” olarak görülüyorsa, burada huzurdan anlaşılan şeyin sadece tam bir sessizlik olduğu anlaşılıyor. Böyle bir anlayışla huzurlu site yaşamı sağlanması mümkün değil.
Site yönetiminin, yönetim hizmeti vermekle insanların yaşam alanlarını sürekli denetlemek arasındaki farkı artık görmesi gerektiğini düşünüyorum. Güvenliği her küçük meselede devreye sokmak, çözüm üretmek değil, site sakinlerinde sürekli bir baskı ve rahatsızlık duygusu yaratmaktır. Güvenlik görevlileri sessizlik polisi değildir, çocuklar da kütüphane sessizliğinde yaşamak zorunda değildir.
Talebim, site yönetiminin bu aşırı hassas ve baskıcı tutumunu gözden geçirmesi, gerçekten rahatsızlık verici ve kuralları açıkça ihlal eden durumlar dışında güvenliği devreye sokmaması ve site yaşamında daha fazla hoşgörü ve sağduyuya alan açacak bir yönetim anlayışı benimsemesidir.














