Özel Delta Hospital’da Yanlış Ölü Bebek Tanısı Ve Zorlayıcı Kürtaj Baskısı
01.06.2026 tarihinde Özel Delta Hospital Küçükyalı Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’nde, kadın doğum uzmanı Dr. F**** Z*** S**** tarafından hamileliğimin ilk haftalarında tıp hukukunu ve tıbbi kılavuzları hiçe sayan, beni derinden sarsan bir süreç yaşadım. Henüz yasal ve tıbbi bekleme süreleri dahi dolmamışken, karnımdaki canlı ve sağlıklı bebeğime dair hiçbir ek tetkik ve makul izlem yapılmadan bana sözlü olarak “Boş gebelik, keseyi 2 gün içinde almamız lazım, kürtaj olmalısın, seni zehirler” şeklinde ifadelerle çok ağır bir psikolojik baskı ve süre dayatması uygulandı.
Bununla da kalmayıp, Sağlık Bakanlığı’nın resmi E‑Nabız sistemine hiçbir kesinlik olmamasına rağmen “O02.1 – Gecikmiş Düşük (Ölü Bebek)” kesin tanı kodu girildi. Yani henüz hayatta olan bebeğime resmi kayıtlarda “ölü bebek” tanısı kondu. Bu ani ve baskıcı kürtaj telkini ve kaydı karşısında yaşadığım şok ve korku nedeniyle ciddi bir manevi çöküntüye girdim, ağlama krizleriyle hastaneden ayrılmak zorunda kaldım ve bu baskıya rağmen kürtaj olmayı reddettim.
Ertesi gün başvurduğum başka bir tam teşekküllü hastanede yapılan muayenede bebeğimin son derece sağlıklı olduğu ve kalp atışlarının net bir şekilde duyulduğu tespit edildi. Yani Özel Delta Hospital’ın bana dayattığı “boş gebelik / ölü bebek, acilen kürtaj olmalısın” yönündeki söylemi ve E‑Nabız’a işlediği kesin tanı gerçeğe aykırı çıkmıştır. Buna rağmen bana çok sınırlı süre vererek “2 gün içinde alalım” şeklinde baskı kurulması, doğmamış çocuğumun hayatını doğrudan tehlikeye atan son derece ağır bir hizmet kusuru niteliğindedir.
Özel Delta Hospital, olay açığa çıktıktan ve gerçek başka bir hastanede tespit edildikten sonra suçüstü yakalandığını fark ederek hatasını fiilen kabul etmek zorunda kalmış, Delta Sağlık ve Eğitim Yatırımları A.Ş. adına düzenlenmiş, mühürlü bir “Gider Pusulası” ile muayene ücretini iade etmiştir. Ancak hamile bir anne adayına “bebeğin ölü, acilen alalım” denilip, ertesi gün aynı bebeğin sağlıklı ve kalp atışlarının güçlü şekilde duyuluyor olması, sadece para iadesiyle kapanabilecek hafif bir hata değil, ağır bir manevi travmadır.
Şu an hamileliğimin ortasındayım ve o gün “ölü” denilen, 2 gün içinde kürtajla sonlandırılmak istenen bebeğim karnımda capcanlı, sağlıklı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. Bana ve doğmamış çocuğuma yaşatılan bu ağır manevi yıkım, yanlış tanı ve aceleci kürtaj baskısı nedeniyle Sağlık Bakanlığı ve CİMER nezdinde resmi şikayet ve soruşturma sürecimizi başlatmış bulunuyoruz ve bu süreci sonuna kadar takip edeceğimizi özellikle belirtmek istiyorum.
Bu süreç sonucunda hastanenin ve ilgili hekimin, yaptıkları ağır hizmet kusurunu ve yanlış tanıyı kamuoyu önünde resmen kabul ederek açık bir özür açıklaması yapmalarını, E‑Nabız sistemine işlenen hatalı “O02.1 – Gecikmiş Düşük (Ölü Bebek)” kaydının derhal ve resmi olarak düzeltilmesini ve Sağlık Bakanlığı nezdinde gerekli ağır idari yaptırımların uygulanmasını talep ediyorum. Ayrıca tüm anne adaylarının da benzer bir baskıyla karşılaştıklarında mutlaka başka bir hekimden görüş almalarını, doğmamış çocuklarının hayatı söz konusu olduğunda aceleci kürtaj dayatmalarına asla teslim olmamalarını önemle hatırlatmak isterim.





