İstanbul Turizm'in 11 Saatlik Seferi 13 Saat Sürdü: Gecikme Ve Yetersiz Hizmet

Can İstanbul Turizm’in 14 Temmuz 2026 Salı gününü 15 Temmuz Çarşamba gününe bağlayan gece gerçekleştirdiği İstanbul–İzmit–Manavgat seferinde toplam 10 yolcu olarak ciddi şekilde mağdur olduk. Bu şikayeti tüm yolcular adına ortak olarak iletiyoruz.
Bir yolcumuz 14 Temmuz saat 22.00’de İstanbul Esenler Otogarı Peron 148’den, diğer 9 yolcu ise 15 Temmuz saat 01.00’de İzmit Otogarı Peron 7’den aynı otobüse bindi. Bilet satış ekranında İzmit–Manavgat yolculuğunun 11 saat süreceği ve Manavgat Otogarı’na saat 12.00’de ulaşılacağı açıkça belirtiliyordu. Firmanın paylaştığı güzergahta da 01.00 İzmit Otogarı, 11.00 Antalya Otogarı, 12.00 Manavgat Otogarı bilgisi yer alıyordu.
Buna rağmen saat 12.00’de Manavgat’ta olmamız gerekirken, 12.30 civarında ancak Antalya Otogarı’na ulaşabildik. Önümüzde hâlâ yaklaşık 1–2 saatlik yol vardı ve Manavgat Otogarı’na ancak saat 14.30 civarında varabildik. Böylece 11 saat olarak satılan yolculuk fiilen yaklaşık 13–14 saat sürdü ve öngörülen varış saatine göre yaklaşık iki saatlik bir gecikme yaşandı.
Bu gecikme yalnızca trafik nedeniyle oluşmadı. Yolculuk boyunca otogarlarda gereğinden fazla beklendi, yol üzerinde farklı noktalarda yolcu indirip bindirmek için sık sık duruldu ve petrol istasyonlarına birkaç kez girilerek hatırı sayılır zaman kaybedildi. Eğer bu kadar fazla bekleme ve duraklama yapılacaksa, yolculuk süresinin hâlâ 11 saat olarak gösterilmesini anlamlandıramıyoruz. Biz biletlerimizi firmanın duyurduğu varış saatine güvenerek aldık, Manavgat’ta saat 12.00’de olacağımızı düşünerek randevularımızı ve tatil planımızı buna göre yaptık; yaşanan gecikme nedeniyle planlarımız aksadı ve hepimiz mağdur olduk.
Yaklaşık 13 saat süren yolculuk boyunca otobüs içi hizmetler de son derece yetersizdi. Sadece iki defa ikram yapıldı ve bu ikramlarda herhangi bir yiyecek sunulmadı, yalnızca kahve ve soğuk çay verildi. Üstelik ikramların mola sonrasında yapılması da yolcu açısından anlamlı olmadı; yolcular zaten mola tesislerinde ihtiyaçlarını karşılamışken, sadece içecekten oluşan ikramın hemen mola sonrası dağıtılması hiçbir fayda sağlamadı. Bu kadar uzun bir yolculukta ikramların sayısının, içeriğinin ve zamanlamasının çok daha planlı olması gerektiğini düşünüyoruz.
Klima kullanımı da ciddi rahatsızlık yarattı. Gece boyunca klima gereğinden fazla soğuk çalıştırıldığı için üşüdük, gündüz ise klima yeterince açılmadığı için otobüsün içinde bunaltıcı bir sıcaklık oluştu. On üç saatlik bir yolculukta kabin sıcaklığının bu kadar saçma













