Empatisiz Nöroloji Doktoru: Hastanın Yakınlarını Görmezden Geldi
Annem beynindeki pıhtıya bağlı damar tıkanıklığı nedeniyle tedavi görüyordu. Öncesinde bir burun kanaması geçirmiş, gözünde ve ağzında seyirmeler başlamıştı. Büyük bir endişe içindeydik ve tek istediğimiz, 10 saniyelik açıklamaydı. Ancak karşımızda sorulara tahammülü olmayan, yüzümüze dahi bakmadan konuşan, iletişim kurmayı yük olarak gören bir doktor vardı, Bursa Şehir Hastanesi Nöroloji Doktoru Çiğdem Çelik.
“Ben anlattım, gidin hastadan öğrenin. Her gelene tekrar mı anlatacağım? ” cümlesi, belki de o gün duyabileceğimiz en yaralayıcı sözlerden biriydi. O an anladık ki bazı insanlar beyaz önlüğü giyebiliyor ama o önlüğün temsil ettiği vicdanı, sabrı ve merhameti taşımak çok daha zor.
Sorularımıza cevap vermek yerine ortamı daha da gerginleştiren tavırlar sergilendi. Kendimizi bilgi almaya çalışan hasta yakını değil, rahatsızlık veren insanlar gibi hissettik. Oysa o koridorda bulunan herkesin tek ortak noktası sevdiği bir insan için endişe duymasıydı.










