14 Aralık 2025 tarihinde ziyaret ettiğim Bursa Hayvanat Bahçesi’nde gördüklerim nedeniyle derin bir üzüntü ve endişe yaşıyorum. Ova tapirlerinin sırtında ve kulak kenarlarında yaralar vardı ve bu yaraların tedavi edilip edilmediğine dair hiçbir izlenim edinemedim. Hayvanlarla yeterince ilgilenilmediğini, en azından dışarıdan bakıldığında böyle bir görüntü oluştuğunu düşünmek zorunda kaldım.
Sadece tapirler değil, gördüğümüz neredeyse hiçbir hayvanda hayat enerjisi yoktu. Hayvanların birçoğu bulundukları yerden kalkamıyor, sürekli yatıyor ve son derece halsiz görünüyorlardı. Eşeklerin tutulduğu alan hücre gibi küçücük bir yerdi; hayvanlar sağa sola bile dönemeyecek kadar dar bir alana kapatılmış, adeta yapış yapış bir yaşam alanına mahkum bırakılmış durumdaydı.
Ayıların bulunduğu bölümde ise kapının kapatıldığını, hayvanın içeriye girmek istediğini ancak kapı kapalı olduğu için giremediğini ve kapının önünde yatmak zorunda kaldığını gördüm. Ayılardan birinin kükremeye çalıştığını, ancak görüntü olmasına rağmen neredeyse hiç sesinin çıkmadığını fark ettim; bu durum bana adeta bir yardım çığlığı gibi geldi ve sebebini anlayamadım.
Leoparlardan bir tanesinin ise sürekli aynı hatta daireler çizerek yürüdüğünü, bir ileri bir geri değil, tam anlamıyla daire çize çize adeta bir yol açtığını gördüm. Ne yatıyor ne oyun oynuyor, sadece aynı hatta daireler çizerek dolaşıyordu. Bu davranışın hayvanın psikolojik durumu açısından son derece rahatsız edici bir işaret olabileceğini düşünüyorum. Ziyaretim boyunca gördüğüm bütün hayvanların hali içimi parçaladı.
Bu nedenle, Bursa Hayvanat Bahçesi’indeki tüm hayvanların acilen kapsamlı veteriner kontrollerinden geçirilmesini, yaralı ve hasta hayvanların tedavi edilmesini, yaşam alanlarının hayvan refahına uygun şekilde iyileştirilmesini ve tesisin ilgili kurumlar tarafından sıkı bir şekilde denetlenmesini talep ediyorum. Gerekirse bu şartlarda yaşam mücadelesi veren hayvanların daha uygun alanlara nakledilmesini ve bu tür kötü koşulların sona erdirilmesini istiyorum. Hayvanların can taşıdığını ve bu şekilde yaşamaya mahkum edilmemeleri gerektiğini özellikle vurguluyorum.
Yorumlar