Kavaklıdere şaraplarını 1988'den beri her sene kasım ayının üçüncü perşembesinde alan ve bunu aile geleneği haline getirmiş biri olarak, bu yıl yaşadığım durum beni hem çok üzdü hem de ciddi anlamda hayal kırıklığına uğrattı. Yılın ilk rekolteli şarabı olarak bilinen, “Beaujolais Nouveau” geleneğinden esinlenerek Anadolu üzümleriyle üretilen “Kavaklıdere Primeur” bizim için sadece bir içki değil, anlamı ve hikayesi olan imza bir şaraptır. Bu şarabı 1988’den beri her yıl hem kendimize alıyor hem de yurt dışında yaşayan eşe dosta ülkemizin bir markası olarak hediye ediyoruz.
Bu yıl ne yazık ki yeterli stok yapamadığımız için kav butiklerde ürünü bulamayınca Ankara’da Ankagross Alacaatlı/Çayyolu şubesine yöneldik. 28 Mart’ta bu marketten, görevlinin bize “2025 Bojole var” demesi üzerine 3 kasa beyaz, 2 kasa kırmızı olacak şekilde toplam yaklaşık 45.000 TL tutarında Kavaklıdere Primeur aldık. Ancak kolileri açtığımızda, şarapların 2023 ve 2024 üretimi olduğunu, yani Primeur niteliğinde olmadığını ve adeta sirkeye dönmüş durumda bulduk. Koli üzerinde tarih de yer almıyordu.
Marketle görüştüğümüzde önce ürünleri geri alabileceklerini söylediler, ardından bu kararlarından vazgeçip iade almadıklarını belirttiler. Ayrıca “Bizi Kavaklıdere ilgilendirmez, anlaşmamızda taze satılır diye bir madde yok” şeklinde son derece duyarsız bir yaklaşım sergilediler. Yıllardır imza bir şarap olarak sunulan, bir isme ve geleneğe ithaf edilen bu ürünün bu şekilde gross marketlerde denetimsiz, tarih kontrolü olmadan ve tüketiciyi yanıltacak biçimde satılmasını kabul edemiyorum.
Kavaklıdere gibi kurumsal bir firmanın, imza taşıyan böyle özel bir ürünün satış kanallarını ve saklama/raf koşullarını çok daha sıkı denetlemesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer bu denetim sağlanamıyorsa bu şarabın yalnızca kav butik gibi kontrollü ortamlarda satılması, biz sadık tüketicilerin mağdur edilmemesi gerekir. Mehmet Başman’ın imzasını taşıyan bu şarapla, yıllardır bu geleneği sürdüren biz sevenlerinin bu şekilde dolandırılmasına izin verilmemesi gerektiğine inanıyorum.
Bu nedenle, Ankagross Alacaatlı/Çayyolu şubesinde satılan ilgili ürünlerin toplatılmasını, benim ödediğim yaklaşık 45.000 TL tutarındaki ürün bedelinin eksiksiz olarak iade edilmesini ve benzer şekilde mağdur olan tüketicilerin de aynı şekilde ürün bedellerinin geri ödenmesini, ayrıca hem marketin hem de Kavaklıdere’nin bu konuda sorumluluk alarak gerekli denetim ve düzeltici adımları atmasını talep ediyorum.
Yorumlar