Allianz Sigorta’nın Parça Tedarikindeki Gecikme ve İkame Araç Sağlamama Sorunu
19 Şubat 2026 tarihinde saat 14:06’da, maliki olduğum 2023 model Audi a4 (63.000 km) aracıma Allianz Sigorta’ya sigortalı araç tam kusurlu şekilde çarpmıştır. Kaza tespit tutanağına göre tarafıma %0 kusur verilmiş, karşı taraf ise %100 kusurlu olarak kayda geçmiştir.
Karayolları trafik kanunu uyarınca sigortalınızın verdiği zararları tazmin yükümlülüğünüz olmasına rağmen, Allianz Sigorta’nın parça tedarikini makul sürenin çok ötesinde geciktirmesi nedeniyle aracım tamirhanede 3 hafta (21 gün) boyunca fiilen rehin kalmıştır. Bu süreçte tarafıma hiçbir şekilde ikame araç sağlanmamış, defalarca internet ve telefon kanallarından tarafınıza ulaşmaya çalışmama rağmen müşteri hizmetlerinizin fiilen “ulaşılamaz” olması sebebiyle günlük hayatımda ciddi ve telafisi güç ulaşım mağduriyeti yaşamış bulunmaktayım.
Kaza neticesinde aracımda yaklaşık 100.000 TL tutarında hasar kaydı (Tramer) oluşmuştur. Aracın modeli ve segmenti dikkate alındığında, bu hasara bağlı ortaya çıkan önemli araç değer kaybı açıktır. Buna rağmen, değer kaybı tazminatım yasal sürelerin geçmesine karşın hâlâ tarafıma ödenmemiş; gerek hasar sürecindeki gecikmeler, gerekse iletişim eksikliği ile birlikte mağduriyetim daha da derinleştirilmiştir.
Fazlaya ilişkin tüm haklarım saklı kalmak kaydıyla; aracımda oluşan değer kaybı tazminatının ve parça tedarikinin gecikmesi sebebiyle aracımı kullanamadığım 21 güne karşılık gelen ikame araç/ulaşım bedeli zararımın, karayolları trafik kanunu’nun 99. Maddesi uyarınca temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte gecikmeksizin tarafıma ödenmesini talep ediyorum. Allianz Sigorta’nın bu yükümlülüklerini halen yerine getirmemesi halinde, sigorta tahkim kurulu nezdinde başvuru yapacağımı, seddk bünyesinde idari şikayet süreçlerini başlatacağımı ve yargılama giderleri ile diğer tüm masrafların sorumluluğunun Allianz Sigorta’ya ait olacağını açıkça bildiririm.















