10.05.2026 tarihinde Zonguldak Acılık Caddesi’nde bulunan Aksu Ticaret Merkezi’nde, daha önce aldığım taharet fıskiyesi ile ilgili son derece rahatsız edici bir süreç yaşadım. Geçen hafta bu mağazadan aldığım tek model taharet fıskiyesini evde taktıktan sonra ürünün her yerinden su akıttığını fark ettim. Ürünü söküp tekrar kutusuna koydum; suyu denediğim için içinde kalan sudan dolayı pakette ıslaklık oluşmuştu. Bugün saat 11.00–11.30 civarında fişimle birlikte ürünü mağazaya götürerek kasadaki görevliye durumu anlattım.
Kasadaki görevli, iadenin hafta içi olabileceğini, hafta sonu yapılamayacağını ima eden bir şekilde konuştu. Ben de hafta içi yoğun çalıştığımı, bozuk bir ürünün değişimi veya iadesi konusunda hafta içi–hafta sonu gibi bir ayrımın mantığını anlayamadığımı ifade ettim. Ardından yetkili olduğunu söyleyen, ismini bilmediğim (yaka kartı da olmayan) bir kadın görevli, iade yapamayacağını söyledi. Israr edince de nakit ödediyseniz iade yapabileceğini belirtti ve ben de ürünü zaten nakit ödediğimi söyledim.
Ürünü incelerken paketin ıslak olmasına atıfta bulunup “Bir de bayan olacaksınız, bu paket böyle mi gelir? ” şeklinde küçümseyici ve cinsiyetçi bir ifade kullandı; bunu söylerken de yüz ifadesi son derece aşağılayıcıydı ve üzerime doğru yürür gibi bir tavır sergiledi. Sonrasında isterse hiç değiştirmeyebileceğini, iyi niyetli davrandığını iddia etti. Diğer çalışanlar da bu yetkilinin üst perdeden ve baskıcı tavrına paralel biçimde bana karşı bir tutum almaya başlayınca, ortamdaki gerginlik daha da arttı. Ben böyle bir üslup ve yaklaşım karşısında çok tedirgin oldum, kendimi savunmaya kalksam sanki üzerime fiziksel olarak da gelecekler gibi hissettim. Paramı alıp mağazadan çıkmak zorunda kaldım.
Aynı mağazada yaklaşık 6 ay kadar önce de aldığım bir ürün bozuk çıktığında, rafta aynı üründen hâlâ bulunmasına rağmen fişimi bulamadığım için değişim ya da iade yapılmamıştı; o zaman ürünü çöpe atıp sineye çekmiştim. Bu son yaşadığım olayla birlikte, müşteri memnuniyetine gösterilen önem kadar, müşteriye yönelik saygının da ciddi biçimde sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Bir üniversitede psikiyatri doktoru ve öğretim üyesi olarak, toplumda giderek artan gerginlik ve öfkenin gündelik alışverişlere bile bu kadar yansıdığını, eline yetki geçen bazı kişilerin saygısız ve kaba davranışı kendinde hak görebildiğini üzülerek bir kez daha deneyimlemiş oldum.
Hem bu olayda tarafıma yöneltilen küçümseyici, cinsiyetçi ve tehditkar tavırla ilgili olarak sorumlular hakkında gerekli idari işlemlerin yapılmasını, hem de mağazanın iade–değişim politikalarının açık, tutarlı ve müşteri haklarına saygılı biçimde uygulanmasını talep ediyorum. Benzer durumların başka müşterilerin başına gelmemesi için çalışanların iletişim ve davranışları konusunda da acilen gözden geçirme ve eğitim yapılmasını istiyorum.
Yorumlar