İstanbul Beylikdüzü’indeki Aksu Çarşı’ya olan genel borcum nedeniyle e-Devlet üzerinden dün itibarıyla adımda bir icra dosyası açıldığını gördüm; fakat bugüne kadar ne ev adresime ne de kendi telefonuma herhangi bir tebligat ya da bilgilendirme yapılmadı. İcra sürecini, önce babam aranarak kendisine “Aksu Çarşı’ya borcu var, icraya verilmiş” denmesiyle öğrendim ve bu durumdan son derece rahatsız oldum.
Ailevi nedenlerden dolayı borcumu zamanında ödeyemedim, bunu da saklamıyorum. Ancak 97.000 TL’lik borcum olduğunu, icra sürecinin başladığını ve detayları kendi adıma resmi bir tebligatla değil de aile bireyim üzerinden duymak hem hukuken hem de kişisel olarak beni zor durumda bıraktı.
Babamın aldığı bilgi üzerine verilen numarayı ben de aradım, telefondaki kişi beni avukatlık bürosuna yönlendirdi. Avukatlık bürosunu aradığımda, maaşlı çalışan olduğumu, borcumu ödemek istediğimi, isterlerse maaşımdan kesinti yapılabileceğini ya da geciken taksitleri ay sonunda ödeyebileceğimi açıkça belirttim. Buna rağmen önce 38.000 TL, ardından 22.000 TL gibi yüksek bir peşinat talep edildi. Bu meblağları ödeyebilmek için çevremden borç bulmaya çalışmama rağmen toparlayamadım ve bunu da kendilerine belirttim.
Sonraki görüşmede tekrar maaşımdan düzenli kesinti yapılmasını talep ettiğimde ise “Ben alacaklıyı düşünürüm beyefendi” şeklinde konuşulup, “Ödemiyorsanız ben işlemi başlatıyorum” gibi tehditkar bir üslup kullanılarak görüşme adeta sonlandırıldı. Borcumu ödemek için iyi niyetle çözüm ararken bu tarz bir yaklaşım ve aile bireyimin aranması beni hem psikolojik olarak yıprattı hem de itibarımı zedeledi.
Aksu Çarşı’dan ve dosyayı takip eden avukatlık bürosundan beklentim, icra işleminin durdurulması, borcumun maaşımdan yapılacak düzenli kesintilerle ya da makul taksitlerle yeniden yapılandırılması ve iletişim sürecinde aile bireylerim yerine doğrudan benimle, saygılı ve yapıcı bir şekilde görüşme yapılmasıdır.
Yorumlar