2024-03 aralık salı günüydü, daha yeni oldu. Bu gündüz beşe gelmemişti, daha saat dakikalar vardı. Maltepe cezaevi diskapı önündeki güvenlik müdürüne çok yalvardım. Müdürüm, o kadar uzak yoldan geldik; annesi ve oğlumla gelmiştik ziyaretine, o kadar vesaitle geldik oraya. Ah, o güvenlik müdürü giysi poşetini almadı, çok kötü oldum. Çok üzüldüm, içerideki çocuğa verseydi ne olurdu? Çocuğun üzerine giyeceği yoktu çünkü. Başkaları yüzünden üzerlerine kalmış suçu da yoksa, insanlık bu kadar mı oldu ki? Çocuk bu, mutlu ediverseydi o yavruyu. Onun yavruları yok mu? Boynu bükük bırakmasaydı ne olurdu?
Vicdanı acısaydı, acımadı. Ayaklarınıza kapanırım, lütfen dedim, yalvardım. Gerçekten ziyaretine hiç kıyafeti yokmuş, evlerinden bütün kıyafetleri çalınmış, üşür diye çocuğumun montundan mont getirmiştim. İç çamaşırı, çorap, üst baş getirmiştim. Kimi kimsesi yoktu delikanlının yanında, yardım edebilecek kimsede iyi insan da kalmamış maalesef. Ben varım, yalnız değilsin demeye, psikolojik güç vermeye. Ahh, güzel çocuğum yıkılmasın, az yüzü gülsün diye bir ümidi kaybolmasın, tüm ümitleri diye gitmiştim onu mutlu etmek için. Neden insanlar bu kadar kötü, merhametsiz?
İlk kez cezaevine gitmiştim. O kadar uzak yoldan taşıdığım elbiseleri bari alın, yalvardım, o çok ihtiyacı var çocuğun, ne olur dedim. Kapıdaki acımasız güvenlik müdürü izin vermedi. Ah Allah'ım, sen görürsün bilirsin. Lütfen, olumlu dünya, iyiliğimiz çok önemli, en önde. Lütfen biraz vicdan istiyorum. Sayın üst yöneticilerimiz, yazık, düzeltilirse bu durum çok sevinirim. Gençlerimize sahip çıkalım, ne olursa olsun insanlığı bırakmayalım hiçbir zaman.
Yorumlar