Acıbadem Maslak Hastanesi’nde Yaşanan Aşırı Bakım İhmal Ve Etik Dışı Davranışlar
Annem 82 yaşında ve ben kızıyım. 06.06.2026 tarihinde 112 Acil Servis ile Acıbadem Maslak Hastanesi’ne getirildi, beyin kanaması ve anevrizma tanısı konuldu. Aynı gün gece 00:00’a kadar hastanede bekletildik, ameliyat için 2 milyon tl talep edildi ve ameliyat farklı bir hastanede yapıldıktan sonra annem tekrar Acıbadem Maslak Hastanesi’ne getirildi. Annemin hasta numarası 20015360’tır.
Annemin yoğun bakım sürecinde hasta güvenliğini ve yaşam hakkını ciddi şekilde tehlikeye atan çok sayıda ihmal ve etik dışı uygulama ile karşılaştık. Ziyaret sırasında annemin kafasında açık ve aktif kanayan bir yara olduğunu, bu kanın temizlenmeden başının arkasına doğru aktığını ve yatağın ile korkulukların yoğun kan lekeleri içinde kaldığını gördük. Bilinci kapalı ve 82 yaşındaki bir hastada bu travmanın nasıl oluştuğu tarafımıza açıklanmadı, yara bakımı ve pansumanı da zamanında yapılmadı.
Hastanın kolları ve bacaklarından yoğun sıvı akıyor, yatak tamamen ıslak halde tutuluyordu. Trakeostomi bölgesinde yeşil akıntı vardı ve bu akıntı boynundan ensesine kadar yayılmış durumdaydı. Enfeksiyon şüphesi yüksek olan bu tabloya rağmen akıntının fark edilmemesi ve temizlenmemesi, bizim açımızdan kabul edilemez bir bakım ihmali niteliğindedir. Ayrıca hastanın dışkıladığı görülmesine rağmen uzun süre alt bakımı yapılmadı, hastanın temel hijyen ihtiyacı dahi karşılanmadı.
Annem önce genel yoğun bakım, ardından da koroner yoğun bakımda kaldı. Bu birimlerde bazı personelin davranışları son derece rahatsız ediciydi. Koroner yoğun bakım hemşiresi H******, güvenlik görevlileriyle durum hakkında konuşurken bizim yanımızda alaycı şekilde kahkaha attı. Bir hemşirenin yere düşen gazlı bezi steril malzemelerin olduğu yere geri koyduğuna bizzat şahit olduk. Genel yoğun bakım hemşiresi G****, pansuman sırasında malzemeleri fırlatır gibi kullanıp işlemi yarıda bırakarak hastayı odada yalnız bıraktı. B**** isimli hemşire ise annemin başını yatağa kontrolsüz ve hoyrat bir şekilde bıraktı.
Kafadaki yara ve kanama hakkında bilgi istediğimizde sorumlu hekimden tatmin edici bir tıbbi açıklama alamadık, bunun yerine baskıcı ve tehditkar tavırlarla karşılaştık. Hasta ilişkileri ve hastane yönetimi ile de görüştük ancak ne bakım kalitesinde ne de personel davranışlarında somut bir değişiklik olmadı, süreç aynı şekilde devam etti. Yaşanan bu ağır tablo nedeniyle savcılığa da başvurmayı düşünüyorum.
Tüm bu yaşananların hasta hakları, tıbbi etik ilkeler, enfeksiyon kontrolü standartları ve sağlık personelinin bakım yükümlülükleri açısından acilen ve kapsamlı şekilde incelenmesini talep ediyorum. Kamera kayıtlarının korunmasını, ilgili birim ve personel hakkında idari inceleme başlatılmasını ve süreçle ilgili tarafımıza ayrıntılı ve yazılı bir açıklama yapılmasını istiyorum.
Değerli Misafirimiz, 36890758 numaralı bildiriminiz bize ulaştı. Geri bildiriminizi sürecin sahibi yöneticilerimizle en kısa sürede değerlendirerek size geri dönüş sağlayacağız. Hizmetlerimiz ile ilgili tüm ihtiyaçlarınızda Çağrı Merkezimize ve Hasta İlişkileri Bölümü Yöneticimize ulaşabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz. Saygılarımızla.
Verdiğiniz bu standart cevap ne yazık ki yaşadığımız süreci karşılamamaktadır. Annem yaklaşık 2,5 aydır hastanenizin yoğun bakımında tedavi görmektedir. Bu süre boyunca Halkla İlişkiler, Hasta Hakları ve hastane yönetimine defalarca başvurmamıza rağmen tarafımıza sorunlarımızı çözecek nitelikte hiçbir somut geri dönüş yapılmamıştır. Tam tersine; şikâyetlerimizin ardından tarafımıza psikolojik baskı uygulandığını, annemi görme hakkımızın kısıtlandığını, herhangi bir açık ve yazılı gerekçe gösterilmeden “cezalısınız” denilerek yoğun bakım ziyaretine alınmadığımızı ve yaşanan olayların açıklanması yerine sürekli farklı gerekçelerle karşı karşıya bırakıldığımızı belirtmek isterim. Ayrıca özellikle şu hususun açıklanmasını istiyorum: Nöbetçi doktorunuz tarafından yurt dışından temin etmemiz istenen ilacı, talep edildiği gün yaklaşık 2 saat içerisinde temin ederek hastaneye ulaştırdım. Buna rağmen ilacın temin edildiği bilgisi tarafımızdan sonradan anlaşıldığı üzere yoğun bakım sorumlu doktoruna dahi aktarılmamış, sorumlu doktorun ilacın hastaneye ulaştırıldığından haberi olmadığı ortaya çıkmıştır. Üstelik söz konusu ilaç anneme uygulanmamıştır. Bu nedenle açıkça soruyorum: Temin ettiğim ilacın hastaneye ulaştığı bilgisi neden yoğun bakım sorumlu doktorundan saklandı veya kendisine neden bildirilmedi? İlacın kullanılmamasına kim, hangi tıbbi gerekçeyle karar verdi? Bu karar neden tarafımıza açıklanmadı? İlaç hastanede nerede ve hangi koşullarda muhafaza edildi? Bunlar basit iletişim sorunları değildir. Yoğun bakımda tedavi gören bir hastanın tedavisiyle doğrudan ilgili ciddi sorulardır ve somut, belgeli cevap gerektirir. Dolayısıyla “bildiriminizi aldık, değerlendireceğiz” şeklindeki standart bir yanıt artık yeterli değildir. Yaklaşık 2,5 aydır zaten hastanenizin içindeyiz. Kiminle görüşmemiz gerektiğini değil, neden bugüne kadar hiçbir sorunun çözülmediğini ve yaşananların sorumluluğunun kimde olduğunu açıklamanızı bekliyorum. Lütfen çağrı merkezi cevabı değil; olayların her birine ayrı ayrı, somut ve yazılı cevap veriniz.


