30 Mart’ta eşim Acıbadem İzmir Kent Hastanesi’nde doğum yaptı. Doğumun hemen ardından bebeğimizle ilgili bize, hastanenizin çocuk doktorları *** ve ****tarafından “4. Derece beyin kanaması” olduğu bilgisi verildi ve bu tanı gerekçe gösterilerek bebeğimiz tam 21 gün boyunca Yenidoğan yoğun bakımda tutuldu. Bu süreçte haftada iki kez kafa ultrasonu, MR gibi tetkikler yapıldı ve biz aile olarak bebeğimize kavuşamadan, çok ağır bir tanının şoku ve kaygısıyla günler geçirdik.
13 Nisan’da taburcu olduktan sonra, içimiz rahat etmediği için D**e*** Üniversitesi Çocuk Radyolojisi’nde tekrar ultrason çektirdik. Oradaki doktorumuz, 30 senedir bebeklere ultrason baktığını belirterek bebeğimizde “4 değil, 3 değil, 2 değil, 1. Derece hafif kanama” olduğunu, yani bize Acıbadem İzmir Kent Hastanesi’nde söylenen tanıyla örtüşmeyen, çok daha hafif bir durum bulunduğunu ifade etti ve “Size kim söyledi bunun 4. Derece olduğunu? ” diye sordu. Bu çelişki, yaşadığımız psikolojik yıkımı ve süreçte alınan tıbbi kararları ciddi biçimde sorgulamamıza neden oldu.
Şu anda önümüzde iki ihtimal olduğunu düşünüyoruz. Ya hastanenizde yeni doğan alanında işine yeterince hakim olmayan hekimler görev yapmaktadır ya da bebekler, gerçekte olduğundan daha ağır tanılarla Yenidoğan yoğun bakımda tutulup bu durumdan maddi menfaat sağlanmaktadır. Her iki ihtimal de hem tıbben hem etik olarak son derece endişe vericidir ve bizim özelimizde bebeğimize üç hafta boyunca gereksiz yere ayrı kalmamıza, çok ağır bir tanının yarattığı travmayı boşuna yaşamamıza yol açmıştır. Yenidoğan ilk 28 gün masraflarının SGK tarafından karşılanıyor olması bile bu sürecin yanlış veya gereksiz yaşanmış olabileceği gerçeğini hafifletmemektedir.
Bu olayla ilgili olarak hastane yönetimiyle veya hasta hakları birimiyle henüz herhangi bir görüşme yapmadık; önceliğimiz bebeğimizin sağlığı ve gerçek durumu anlamak oldu. Şimdi ise Acıbadem İzmir Kent Hastanesi’nden, bebeğimize baştan beri konulan tanının tıbbi dayanaklarının ayrıntılı ve yazılı olarak açıklanmasını, D**e***Üniversitesi’indeki bulgularla farkın neden bu kadar büyük olduğunun izah edilmesini, ilgili hekimler hakkında gerekli idari ve mesleki incelemenin başlatılmasını, tarafımıza resmi bir özür iletilmesini ve yaşatılan bu ağır psikolojik süreç için gerekli maddi ve manevi telafi adımlarının atılmasını talep ediyoruz.
Hem kendi yaşadığımız mağduriyetin açıklığa kavuşmasını hem de benzer bir durumun başka ailelerin başına gelmemesini istiyoruz.
Yorumlar