Volvo Türkiye Garanti Kapsamı Dışında Kullanıcı Hatası İddiası
Volvo Türkiye Garanti Sürecinde Müşterisini Yalnız Bıraktı – Premium Marka Algısı Büyük Hayal Kırıklığı
2024 model Volvo v60 Cross Country aracımda yaşadığım bir sorun nedeniyle Volvo Türkiye’nin garanti ve satış sonrası hizmet anlayışını ciddi şekilde sorgulamak zorunda kaldım. Volvo gibi kendisini Premium segmentte konumlandıran, güvenlik, kalite ve müşteri memnuniyeti iddiasıyla araç satan bir markanın, sorun yaşandığında bu kadar kolay şekilde sorumluluktan uzaklaşması benim için kabul edilemez bir deneyim oldu.
Aracım, servis önünde park halindeyken cam kaplı binadan yansıyan güneş ısısına maruz kalmış ve bunun sonucunda sağ ayna kapağında deformasyon meydana gelmiştir. Araç yetkilisi servis önünde park halindedir. Herhangi bir çarpma, darbe, sürtme, kimyasal temas, yanlış temizlik, kullanıcı müdahalesi veya hatalı kullanım söz konusu değildir.
Buna rağmen Volvo Türkiye, hiçbir kullanıcı kusuru bulunmayan bu durumu “kullanıcı hatası” gerekçesiyle garanti kapsamı dışında bırakmıştır.
Bu karar, benim açımdan hem mantıksız hem de müşteri memnuniyetinden uzak bir yaklaşımdır.
Volvo Türkiye’nin Yaklaşımı Kabul Edilemez!
Yetkili servis, sürece iyi niyetli yaklaşarak durumu garanti kapsamında değerlendirilmek üzere Volvo Türkiye’ye iletmiştir. Servisin bu yapıcı yaklaşımına rağmen Volvo Türkiye’nin konuyu kestirip atar şekilde kullanıcı hatasına bağlaması, Premium marka beklentisiyle kesinlikle bağdaşmamaktadır.
Burada sorulması gereken çok net sorular var:
Park halindeki bir araçta kullanıcı hatası nasıl oluşur?
Herhangi bir darbe veya müdahale yokken müşteri neden sorumlu tutulur?
Bir aracın dış aksamı, sıradan çevresel koşullara karşı bu kadar hassassa bu durum neden müşteriye yüklenir?
Volvo gibi bir marka, bu kadar yeni bir araçta oluşan deformasyon için neden çözüm üretmek yerine garanti dışı bırakmayı tercih eder?
Bu olay yalnızca bir ayna kapağı meselesi değildir. Bu olay, Volvo Türkiye’nin satış sonrası süreçlerde müşterisinin arkasında ne kadar durduğunu gösteren somut bir örnektir.
Premium Algı Var, Premium Destek Yok!
Volvo araç satın alırken müşteriye verilen algı bellidir: kalite, güven, sağlamlık, prestij ve satış sonrası destek. Ancak yaşadığım süreçte gördüğüm tablo bunun tam tersidir.
Satış aşamasında Premium marka algısı ön plana çıkarılırken, sorun yaşandığında müşterinin karşısına dar yorumlanan garanti şartları ve kolayca kullanılan “kullanıcı hatası” gerekçesi çıkarılmaktadır.
Bu yaklaşım, açıkçası Volvo markasına olan güvenimi ciddi şekilde zedelemiştir.
Bir markanın gerçek kalitesi, araç satarken değil; sorun çıktığında müşterisine nasıl davrandığıyla anlaşılır. Volvo Türkiye bu süreçte benim gözümde ciddi bir sınıfta kalmıştır.
Bu Karar Müşteriyi Mağdur Etmektir!
2024 model, yeni sayılabilecek bir araçta, aynı zamanda arazi kullanımı için tasarlanan Cross country bir araçta kullanıcıdan kaynaklanmayan bir deformasyonun garanti kapsamına alınmaması benim açımdan açık bir mağduriyettir.
Volvo Türkiye’nin bu tavrı, müşteriyi dinlemekten ve çözüm üretmekten ziyade, sorumluluğu müşteriye yüklemeye çalışan bir yaklaşım izlenimi vermektedir. Bu da Volvo gibi bir markaya yakışmamaktadır.
Ben bu aracı tercih ederken yalnızca motor, donanım veya güvenlik özelliklerine bakmadım. Aynı zamanda markanın satış sonrası desteğine, kurumsal duruşuna ve müşteri memnuniyetine önem verdiğini düşündüm. Ancak geldiğimiz noktada, Volvo Türkiye’nin satış sonrası süreçte müşterisini yalnız bıraktığını net şekilde deneyimlemiş oldum.
Volvo Almayı Düşünenler Bunu Dikkate Almalı!
Bu deneyimimi özellikle Volvo satın almayı düşünen kişilerin görmesi için paylaşıyorum. Araç satın alırken yalnızca showroom’daki kalite algısına, satış temsilcilerinin söylemlerine veya markanın reklam diline bakılmamalı. Asıl önemli olan, araçta bir sorun yaşandığında markanın müşterisinin yanında durup durmadığıdır.
Benim yaşadığım süreçte Volvo Türkiye, çözüm üretmek yerine garanti talebini reddetmeyi tercih etmiştir. Bu da benim açımdan Volvo’nun satış sonrası destek konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını göstermektedir.
Premium marka olmak, yüksek fiyatlı araç satmakla sınırlı değildir. Premium marka olmak, müşterinin haklı ve makul talebi karşısında sorumluluk almaktır. Volvo Türkiye’nin bu süreçteki yaklaşımı maalesef bu anlayıştan oldukça uzaktır.
Talebim Nettir!
Volvo Türkiye’den beklentim, bu hatalı ve müşteri memnuniyetinden uzak kararın yeniden değerlendirilmesidir.
Kullanıcı hatası bulunmayan, park halindeki araçta meydana gelen ve servis tarafından da garantiye bildirilen bu deformasyonun garanti kapsamında giderilmesini talep ediyorum.
Volvo Türkiye’nin bu konuda sorumluluk almasını, müşterisini mağdur eden bu yaklaşımı düzeltmesini ve markanın Premium iddiasına yakışır şekilde hareket etmesini bekliyorum.
Gelişme
Volvo markasına güvenerek 2024–2026 model aralığında 3 farklı Volvo araç aldım. Araçlarımın tamamı yeni ve garanti kapsamında. Volvo’yu güvenilir, kaliteli, müşterisinin arkasında duran ve satış sonrasında da Premium hizmet veren bir marka olarak görüyordum. Ancak yaşadığım süreçler Volvo’ya olan güvenimi ciddi şekilde sarstı.
2024 model Volvo ex40 aracımı aldığım günden bu yana vites topuzunda bariz bir deformasyon mevcut. Bu deformasyon darbe, kesik, kimyasal temas veya yanlış kullanıma bağlı değildir. Aracımı her zaman özenli kullandım ve sorunun üretim kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Yetkili servis de bu durumun kullanıcı hatasıyla açıklanamayacağını Volvo Türkiye’ye iletti; buna rağmen talebim “kullanıcı hatası” denilerek garanti kapsamı dışında bırakıldı.
Daha önce 2024 model Volvo v60 Cross Country aracımda da benzer bir garanti deneyimi yaşadım. Servis önünde park halindeyken camlı binadan yansıyan güneş ısısı nedeniyle sağ ayna kapağında deformasyon oluştu. Servis bunu Volvo Türkiye’ye bildirdi; ancak sonuç yine “kullanıcı hatası” oldu. Farklı araçlarda, farklı konularda sonuç değişmedi.
Çağrı merkezi süreci de ayrıca hayal kırıklığı yarattı. Servis bizi çağrı merkezine yönlendirdi, geri dönüş yapılacağı söylendi; ancak dönüş yapılmadı. Sonucu biz tekrar arayınca öğrendik. Çağrı merkezindeki yetkili, servisle görüşüldüğünü ve servisin de kullanıcı hatası dediğini söyledi. Oysa aynı gün servisle görüştüğümde, servis tarafının yaklaşımının bunun tam tersi olduğunu öğrendim. Bu çelişkili tablo markaya olan güvenimi ciddi şekilde zedeledi.
Bu süreci yalnızca Şikayetvar’da bırakmayacağım. Yaşadığım mağduriyeti, elimdeki bilgi ve belgelerle sosyal medya platformlarında da görüntülü olarak paylaşacağım. Volvo Türkiye’nin garanti sürecinde müşterisine nasıl yaklaştığını herkesin görmesi için elimden geleni yapacağım.
Şasi numaram YV1XZEHR6S2552267’dir. Volvo Türkiye’den beklentim; ex40 vites topuzu ve v60 ayna kapağı kararlarının yeniden değerlendirilmesi ve kullanıcı hatası olmayan bu sorunların garanti kapsamında giderilmesidir.
Volvo almayı düşünen herkesin, karar vermeden önce satış sonrası destek ve garanti süreçlerini mutlaka sorgulamasını isterim. Çünkü araç satın almak bir gün sürer; satış sonrası süreçte yalnız bırakılmak ise markaya olan güveni tamamen bitirebilir. Premium marka olmak yalnızca aracı satarken kullanılan bir iddia olmamalıdır. Gerçek Premium hizmet, sorun yaşandığında müşterinin yanında durabilmektir.
Volvo Türkiye, aracımın cam ayna kapağındaki deformasyonu kullanıcı hatası olarak nitelendirerek garanti dışı bıraktı. Bu karar beni hayal kırıklığına uğrattı ve markanın yaklaşımını rezalet buldum. Şu ana kadar bir çözüm ya da ilerleme sağlanmadı.













