Ehliyetsiz Güzellik Merkezi İşlemi Sonrası Geri Dönülmez Sağlık Sorunları Ve Denetimsizlik
Bu satırları yazmak benim için kolay değil. Ama sessiz kalırsam, belki bir başkasının hayatı da kararacak.
19 Nisan 2025’te, çok yakın bir arkadaşım Ankara’da faaliyet gösteren Tülay Koçak Güzellik Merkezi’ne gitti. Amaç basit bir estetik dokunuştu. Fakat yaşadığı şey, tam anlamıyla bir hayatın çöküş hikayesi.
İşlemi gerçekleştiren kişi, kendisini “yurt dışında tıp okumuş” biri olarak tanıttı. Ancak ne bir diploma sundu, ne de bir yasal yetki belgesi gösterdi. Ortamın hijyenik olmadığı, içinde hayvanların dahi bulunduğu bir dairede yapılan işlem, arkadaşımın sağlığına doğrudan mal oldu.
İşlem sonrası gözleri bulanıklaştı. Görme kaybı yaşadı. Hâlâ net göremiyor. Şikayetini ilettiğinde aldığı yanıt:
“Krem sür geçer.”
Bir insanın acısı bu kadar mı küçümsenir?
Bir hayat bu kadar mı değersiz görülür?
Arkadaşım, fiziksel acının yanında, derin bir ruhsal çöküş yaşadı. Aynaya bakamaz hale geldi. Dışarı çıkamıyor. Konuşamıyor. Günlerdir hayata küskün, içine kapanmış durumda.
Ben yaşananlara bizzat tanığım. Her adımını, her gözyaşını gördüm.
Ve daha da kötüsü, bu kişinin daha önce de benzer zararlar verdiği iddialarını duydum. Kimse dur dememiş. Denetlenmemiş. Şimdi sıra bir başkasında mı?
Bu bir uyarıdır. Bu bir çığlıktır.
Ehliyetsiz, denetimsiz, kayıtsız kişilere güzelliğinizi değil, hayatınızı teslim etmiş oluyorsunuz.
Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkili kurumlara çağrımdır:
Bu tarz merkezler derhal denetlensin. Sahte unvanlarla insan sağlığıyla oynayanlara dur denilsin.
Bir dolgu işlemi, bir ömür sürecek pişmanlığa dönüşmemeli.
Ben bir yakını olarak bu acıya tanık oldum. Siz yaşamayın.










