TRT 1’de yayımlanan Cennetin Çocukları dizisini ilk bölümünden itibaren büyük bir ilgiyle takip eden sadık bir izleyiciydim. Senaryoda zaman zaman mantık hataları olsa da diziye olan bağlılığım sebebiyle izlemeye devam ettim. Özellikle İskender karakterinin ilk bölümlerde güçlü ve sert bir profil çizerken, son bölümlerde sarı dayı yetişmese dayak yiyecek duruma getirilen birine dönüştürülmesi karakter bütünlüğünü bozdu ve izleyici olarak beni rahatsız etti.
Benzer şekilde Ayşe ve kuzeniyle ilgili sahnelerde de mantık hataları göze çarpıyordu. Kaçırdıkları adamlar karanlıkta neredeyse hiçbir şey göremezken, küçük çocukların her şeyi çok net görüp karmaşık engeller kurabilmesi gerçekçilikten oldukça uzaktı. Tüm bu senaryo sorunlarına rağmen diziye bağlılığımı sürdürdüm ve bırakmayı düşünmedim.
Ancak İ***** H*******’nun özel hayatındaki tercihi nedeniyle diziden gönderilmesi, benim için diziyi bitiren asıl kırılma noktası oldu. Madde kullanımı yasalarda bile suç değilken (kullanımını kesinlikle tasvip etmemekle beraber), bunun bu şekilde bir cezalandırma sonucuna dönüşmesi bana adil gelmiyor. Üstelik onunla birlikte Gönül karakterinin ve ailesinin de senaryodan tamamen çıkarılması, bu kadar kişinin bir anda işinden edilmesi ve hikayeden koparılması da mantıklı görünmüyor.
Senaryonun neredeyse tamamen değiştirilmesi, ilk baştaki çizgiden kopması ve yerine getirilen oyuncunun da ne yazık ki İ***** H*******’nun oyunculuk seviyesine yaklaşamaması, diziye olan tüm bağımı kopardı. En azından çok benzeyen bir oyuncu ile aynı çizgiden, aynı karakter üzerinden devam edilseydi hikayenin bütünlüğü korunabilirdi.
Başladığı gibi güzel devam edip, aynı özenle son bulmasını beklediğimiz bu hikayenin bu şekilde dağılması, aylardır diziyi takip eden biz izleyiciler için büyük bir haksızlık oldu. Eski halini özleyeceğiz, fakat artık diziyi kesinlikle izlememe kararı aldığımı TRT 1’e izleyici olarak üzülerek bildirmek istiyorum.
Yorumlar