26.01.2026 tarihinde yayımlanan Cennetin Çocukları dizisinin bugünkü bölümüyle birlikte diziden tamamen soğumuş durumdayım. Senaryoda o kadar çok mantık hatası ve izleyiciyi saf yerine koyan kurgu tercihleri vardı ki, artık devam etmeme kararı aldım.
Yıllar önce ikiz çocuk doğuran bir anneye, çocuklarından biri için “öldü” deniyor, ardından anne öğreniyor ki öldü denilen oğlu aslında şu an yanında olan oğluymuş, diğer oğlu ise kayıpmış. Buna rağmen anne, yıllarca kendisinden saklanan bu gerçeğin asıl sorumlusu olan ş*** karakterine hak ettiği tepkiyi göstermiyor; tam tersine, zor bir hayat yaşamış, yetimhanede ve sokaklarda büyümüş, çetelerin içinde kalmış, “b*** i***” lakabıyla tanınan kendi oğluna yükleniyor. Oğlunun yıllar boyunca ona doğrusu söylenmemiş olmasının hesabını ş***’ten sorması gerekirken onu adeta koruyup, kendi oğlunu suçlayan bir tavır sergiliyor. Bu, hiçbir anneliğe ve temel mantığa uymayan bir kurgu.
Ayrıca görme engelli küçük bir kızın sokaklarda tek başına okula gidip gelmesi, bunun sanki son derece normal ve doğal bir durum gibi gösterilmesi, sokakta oynayan çocukların da “senin abin öldü, bu o değil, ona nasıl hitap edeceksin” gibi diyaloglarla sahneye yerleştirilmesi son derece yapay, zorlama ve gerçeklikten uzak. Senaryonun ilerlemesi için karakterleri mantıksız şekilde davranmaya zorlayan, izleyicinin zekâsını hafife alan bir yazım tarzı var. Oyuncuların emeğine rağmen, böyle bir kurgunun kabul edilebilir olmadığını düşünüyorum.
Bugün itibarıyla konu bence tamamen raydan çıkmış durumda ve diziden ilgimiz koptu. Senaristlerden ve yapım ekibinden beklentim, diziyi ilerletmek için izleyiciyi ciddiye alan, mantıklı, karakterlerin psikolojisine ve gerçek hayata uygun senaryolar yazmaları, akıllı insanların böyle durumlarda nasıl davranacağını gerçekçi biçimde kurgulamalarıdır. Türk dizi sektöründen beklenen bu seviyenin çok altında gördüğüm bu senaryo anlayışının acilen gözden geçirilmesini istiyorum.
Yorumlar