16 Kasım 2024 tarihinde kan testinde hamile olduğumu öğrendikten sonra Saygı Hastanesi Sultanbeyli şubesinde görev yapan E*** Ş****’e muayene oldum. İlk muayeneden itibaren tüm kontrollerimi eksiksiz olarak aynı doktorla sürdürdüm. Amacım, olası bir durumda doktorumun tüm geçmişime hakim olmasıydı ve doğumu da kendisiyle yapmayı planlıyordum. Ancak süreç benim için büyük bir hayal kırıklığına dönüştü.
26. Haftadan sonra bebeğimin karın çevresi gelişimi yavaşlamaya başladı ve her ultrasonda bu durum biraz daha belirginleşti. Endişelerimi doktor E*** Ş****’e ilettiğimde, bana sürekli herhangi bir sorun olmadığını ve sadece minyon bir bebek olduğunu söyledi. 33. Haftada gelişim farkı 2 haftanın üzerine çıkmasına rağmen yine aynı cevabı aldım. İçim rahat etmediği için Perinatoloji görüşü almak üzere Lütfi Kırdar Hastanesi’nden randevu aldım. 35. Haftada Lütfi Kırdar’daki randevuma gittiğimde, suyumun bitmek üzere olduğunu ve hemen hastaneye yatmam gerektiğini öğrendim.
Bu süreçte, sürecimi birlikte yürüttüğüm E*** Ş****’e ulaşmak istedim. Telefonumu açmadı, mesaj attığımda ise sadece bebeğimin kaç haftalık olduğunu sordu ve sonrasında herhangi bir dönüş yapmadı. 8 ay boyunca güvenerek takip olduğum doktorum, en kritik anda hiçbir şekilde ilgilenmedi.
Lütfi Kırdar Hastanesi’ne yatışım yapıldı ve ertesi gün sezaryenle doğum gerçekleşti. Bebeğim gelişim geriliğiyle, 33 haftaya uyumlu şekilde ve ciğerleri gelişmemiş olarak dünyaya geldi. Hemen yoğun bakıma alındı, entube edildi ve 27 gün boyunca kuvözde kaldı. 8 ay boyunca tüm kontrollerde hiçbir sorun olmadığı söylenen bebeğim, 1 ay boyunca yoğun bakımda kaldı.
Yaşadığım bu olumsuz sürecin ardından hastaneyle iletişime geçmedim; çünkü bu dönemi atlatmak oldukça zordu. Şimdi oğlum çok şükür sağlıklı ve bu yaşadıklarımı paylaşabilecek kadar kendimi toparladım. Benzer bir mağduriyetin başka aileler tarafından yaşanmaması için bu süreci paylaşmak istiyorum.
Yorumlar