ÖSYM’nin Uzak Sınav Merkezine Zorunlu Atanması
1994 yılında liseyi bitirmiş, aradan geçen uzun yılların ardından yeniden üniversite sınavına girmeye karar vermiş biri olarak, 2026 TYT ve AYT oturumları için karşılaştığım sistemden büyük hayal kırıklığı yaşadım.
Onlarca yıl içinde teknoloji bu kadar gelişmişken, pek çok resmi işlem tek tuşla yapılabilir hâle gelmişken, ÖSYM’nin sınav merkezi belirleme konusunda neredeyse hiç ilerlememiş olması beni gerçekten üzdü.
İzmir’de yaşıyorum ve sınav yerim Buca’da, evime oldukça uzak başka bir semtteki okula verildi.
Sabah 6’da uyanıp metro, otobüs ve yürüyüşle sınav yerine ulaşmaya çalışmak zorundayım.
Daha sınava girmeden yolda yaşanan yorgunluk, stres ve belirsizlik sınav motivasyonunu ciddi anlamda düşürüyor.
Evime yakın, yürüyerek veya kısa sürede ulaşabileceğim bir okulda sınava girmek yerine, böyle uzak bir noktaya atanmak bana hem haksızlık hem de gereksiz bir eziyet gibi geliyor.
Ayrıca sınav günü telefon ve çanta yasağı nedeniyle ciddi bir güvenlik ve emanet sorunu da yaşıyorum.
Yanımda kimse olmadan, başka bir semte tek başıma gitmek zorundayım ve telefonumu, anahtarımı, çantamı kime emanet edeceğimi bilemiyorum.
Sınavlar arası uzun bekleme süreleri de ayrı bir problem; örneğin saat 13.00’te bir sınavdan çıkıp 15.45’teki diğer oturumu beklerken, tüm bu süreyi tanımadığım bir semtte, hiçbir kişisel eşyam yanımda olmadan geçiriyorum.
Bu durum tam anlamıyla bir karmaşa, çaresizlik ve yorgunluk yaratıyor.
Bunun yanında, soru içeriklerinde de gençleri zorlaştıran ve gereksiz yere yoran bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.
Özellikle Türkçe testindeki uzun paragraflar adeta kitap sayfası gibi; üç saatlik sınav süresinin neredeyse iki saati sadece bu paragrafları okumaya ve anlamaya çalışmakla geçiyor.
Birçok soruda iki şık arasında kalmaya çok müsait, yoruma açık ifadeler kullanılıyor ve bu da sınava girenlerin kafasını gereksiz yere karıştırıyor.
Hayatın en önemli sınavlarından birinde, sanki kimse kazanamasın isteniyormuş gibi bir his uyandıran bu tarz soruların adil olmadığını düşünüyorum.
Bu süreçle ilgili ÖSYM iletişim hattını aradığımda, okul belirlendikten sonra değişiklik yapılamayacağını söylediler ve sorunuma hiçbir çözüm sunulmadı.
Oysa seçimlerde herkes yaşadığı adrese en yakın okullarda oy kullanabiliyorken, gençler ve yıllar sonra tekrar sınava giren bizler neden kendi adresimize yakın okullarda sınava giremiyoruz anlamakta zorlanıyorum.
Bu kadar yıl geçmiş olmasına rağmen, 1994’te nasılsa 2026’da da neredeyse aynı işleyişin devam etmesi, eğitim sistemimiz adına beni gerçekten derinden hayal kırıklığına uğrattı.
ÖSYM’den beklentim, sınav yeri belirleme sistemini, değişen ve gelişen teknolojiye uygun şekilde güncellemesi, adaylara evlerine en yakın okullarda sınava girme imkanı sağlaması ve soru hazırlama sürecinde de gençlerin yükünü artırmak yerine eğitimi kolaylaştırıcı, daha açık ve ölçme amacına uygun bir yaklaşıma geçmesidir.
Gençlere ve sınava giren tüm adaylara bu kadar zorlaştırıcı değil, destekleyici ve adil bir sistem sunulmasını istiyorum.













