Kemoterapi Planlamasındaki Çelişkiler Ve Doktorun Saygısız Davranışı
Annem S***** K*****, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Onkoloji/Kemoterapi Ünitesinde yaklaşık 9 haftadır haftalık kemoterapi tedavisi almaktadır. 16.09.2026 tarihinde yapılan kan tahlillerinin ardından annemi gören Dr. E*** E***, karaciğer enzimlerinin çok yüksek olduğunu söylemesine rağmen o günkü kemoterapi tedavisini onaylamış, ancak bir sonraki hafta kesinlikle kemoterapi alamayacağını ifade etmiştir. Ayrıca takip eden hekimi M**** H*** ile acilen görüşmemiz ve ilaçlı tomografinin geciktirilmemesi gerektiğini söylemiştir. Bu görüşmeye annemle birlikte babam da bizzat şahit olmuştur.
Annemin karaciğerinde kanser hücreleri bulunduğu için bu kesin ve endişe verici ifadeler onu psikolojik olarak çok olumsuz etkilemiş, büyük bir korku yaşayarak beni ağlayarak aramak zorunda kalmıştır. Bunun üzerine hastaneye gidip takip eden hekimle iletişim kurulup kurulmadığını ve nasıl bir tedavi planlandığını öğrenmek istedim.
Dr. E*** E***’e durumu sormak için yanına gittiğimde benimle yüksek ve sert bir ses tonuyla konuşmuş ve “Git dosyasını bul getir.” şeklinde ifadeler kullanmıştır. Dosyayı bulup tekrar yanına gittiğimde, annemin kanser hastası olduğunu ve yalnızca bilgi almaya çalıştığımı söylememe rağmen bana bağırarak “Çık dışarı.” diyerek odasından kovar bir üslupla konuşmaya devam etmiştir. Kendisine karşı herhangi bir hakaret veya tehditte bulunmadım. Olay sırasında orada bulunan sağlık çalışanları ve diğer kişiler tanık durumundadır.
Ben Hasta Hakları Birimine başvuru yapmak için ilerlerken, babama doktorun yanında bulunan hemşire tarafından “Önümüzdeki hafta randevunuzu verelim, bir yanlış anlaşılma oldu.” denilerek yeniden kemoterapi randevusu verilmiştir. Aynı gün kemoterapiye onay verilirken, bir hafta sonraki kemoterapinin kesinlikle yapılamayacağının söylenmesi ve daha sonra bunun “yanlış anlaşılma” olarak ifade edilmesi ailemizde ciddi bir belirsizlik ve güvensizlik yaratmıştır.
Bu nedenle, söz konusu çelişkili ifadelerin ve “yanlış anlaşılma” olarak belirtilen durumun tıbbi ve idari gerekçelerinin tarafımıza açık ve anlaşılır biçimde açıklanmasını, hekimler arası koordinasyonun ve hastaya/ailesine yönelik iletişim sürecinin incelenmesini ve bu incelemenin sonucunun tarafıma yazılı olarak bildirilmesini talep ediyorum. Kanser gibi hassas bir süreçte, hem tedavi planlamasında hem de iletişimde daha özenli, şeffaf ve saygılı bir yaklaşım beklediğimizi bilgilerinize sunuyorum.
Dr. Elif ekerin incelenmesini oturduğu koltuktaki görevinin hatırlatılmasını hastanın tedavisinde kendi hocasının onayı olmadan hareket etmesinin incelenmesini istiyorum hayati bir konuda bu denli yaklaşılmasının kabul edilebilir bir tarafı yoktur gerekirse mahkeme yoluna gidilecektir










