Hayal Kırıklığı Musto Bistro Bodrum
13 Ağustos pazar akşamı hayatımızın en kötü yemeklerinden birini yedik. Yanımızda misafirlerimizin olması ise ayrıca üzüntü yaşamamıza neden oldu. 2 çift ve 1 çocuk olarak gayet mutlu gelmiştik Musto’ya. Henüz servis açılırken 2,5 yaşındaki kızımın önüne kocaman bıçak konduğunda gecenin nasıl devam edeceğini anlamalıydım. 4 çökertme kebabı 1 de köfte istedik. Misafirlerimizin ilk gelişiydi ve anlat anlat bitirememiştik çökertmeyi. 2 çökertme kebabı geldi ve direkt beylere servis yapıldı. Biz 2 kadın bakakaldık. Ben ayrıca sunuma şaşırdım dümdüz bir tabağın ortasında tepecik olarak geldi. Geçtiğimiz yıllarda çukur büyük bir tabakta daha ihtişamlı servis edilirdi. Arkadaşım yarım porsiyon istemişti başka bir şeyin de tadına bakabilmek için. Bir süre sonra 3. Tabak geldi. O bahsettiğim düz tabağın 5/1 i kadar küçücük bir porsiyondu. Dedik ki bu mu 1/2 porsiyon yanındaki tam porsiyonu göstererek. Garson evet dedi. Pes deyip iptal ettik. Arkadaşım başka bir sipariş verdi. Tabii ki mutsuz bir şekilde. Krema içinde yüzen bir makarnaydı o da. Lezzetli fakat çok ağırdı yoğun krema yüzünden. Ardından ve nihayet benim tabağım geldi. Bu sırada beyler yemeği yarılamıştı. Ayrıca restoran da full falan değildi. Her neyse bana gelen çökertmenin patatesleri yumuşamıştı ve makarna gibi basık duruyordu. Yani o kadar belliydi ki arkadaşımın geri gönderdiği çökertmeye ek yapılarak bana servis edildiği. Anladım ki şefler müşterilerin IQ larını bayağı düşük zannediyorlardı. Eşimin tabağını göstererek bunu götürün ve bana bunun gibi çökertme getirin dedim gayet sinirli bir şekilde. Bu sırada kızımın köftesi gelmişti tabii ki. 2 köfte ve patates olarak geldi. Sebze garnitürleri sorunca aldığım cevap çocuk porsiyonu olunca sebzeler iptal oluyor. Pardon? Çocukların sebze yemesine gerek yok yani? Şok üstüne şok yaşıyordum. Her neyse köfteyi kestim ve kanlıydı. Garsona da gösterdim. Bunu çocuk yiyecek bu şekilde kanlı olamaz dedim ve geri gönderdim. Sonra aynı köfte enine ikiye bölünerek pişirilmiş hatta üzerine bir şey basılmışcasına incecik ve kupkuru geldi. Çocuk açtı ve artık masaya gelen giden tabaklar yüzünden misafirimizden utandığımız için bir aksiyon almadık. Alacak da halim kalmamıştı açıkçası. Özetle mutlu bir günü taçlandıralım derken gayet mutsuz bir şekilde eve dönmemize sebep olan Musto aşçılarını ayakta alkışlıyoruz. Bu tok satıcı tavrınızdan yani ne yapsak gidiyor tavrınızdan acilen vazgeçmelisiniz.






