Beklenti ve gerçekler 19.05.2024 tarihinde saat 23:00'te boğazıma takılan bir gıda sonucu yutkunma ve nefes sıkışıklığı şikayeti ile Liv Hospital Vadisi Hastanesi'ne eşim ile birlikte geldik. O sırada her gün boğulma tehlikesi yaşamadığımız için eşim ve ben oldukça panik halindeydik. Haliyle karşımızda bir doktor görmek ve her şeyin kontrol altında olduğuna inanmak istiyorduk. Ancak hiç öyle olmadı. Yaşadığım konuyu hiç abartmadan şöyle anlatayım: İçeri girdik, 'Nefes alamıyorum, acil doktor çağırır mısınız?' dedim. Önce bir hemşire geldi. Parmağıma bir alet takmak istedi ki bu normal; ancak 'Doktor çağırın, konuşamıyorum,' dedim. Doktor bey geldi, boğazıma takılan gıdayı nerede hissettiğimi sordu, gırtlak boşluğumu gösterdim ve ağzımı açmamı istedi. Bir tahta tutaç ile baktı. Sinirlendim, 'Hocam, ne anlamaya çalışıyorsunuz?' dedim. Sonra benden röntgen çekilmesini istedi ki, bunun saçma olduğunu ben bile düşünürken, tam röntgen için yola çıkmışken, önce kayıt açmamız gerektiğini söylediler. İnsan canının derdine düşünce hastanenin iyi niyetini çok idrak edemiyor. Ben iyice sinirlendim ve eşime kayıt açması için bağırdım. Tabii suçu olmayan hemşire hanım buna haksız yere maruz kaldı. Röntgen çekildi, nöbetçi doktor bey gıdanın yutak tarafında olduğunu söyledi. Ben hala panik halindeydim. Bu arada güvenlik personeli ile hastane müdürü, röntgen sonrası bana eşlik ettiler, sağ olsunlar. Doktor bey kendi alanı olmadığını belirtti. Sonrasında hastane müdürüne konunun saçma ilerlediğini anlatmaya çalıştım. Kendisi ilgisiz bir şekilde sürecin normal işlediğini belirtti. Kendisine göre, sonra anestezi doktoru geldi. Yine abartmıyorum, ilk başta gıdanın hangi boruya takıldığını sordu. Artık şaşırmayı bıraktım, 'Yutak borusu,' dedim. O arada nöbetçi doktor ortada yoktu. 'Röntgen çekildi, hocam,' dedim. Bana bazı sorular sordu: Açlık durumunuz nedir, başka hastalık var mı vs. Haklı kesinlikle. Sonra anestezi doktoru muhtemelen bir başka hocaya telefon ile ulaştı ve hastane müdürü ile tekrar yanıma geldiler. Konunun çok telaş yapacak bir durumu olmadığını, beni açlığım normal seviyeye gelene kadar 8 saat 45 derece açı ile yatakta misafir edeceklerini, oksijen vereceklerini ve sabah ameliyata alacaklarını söylediler. Diğer doktorun muhtemelen mesaisi başlamış olacaktı. Ben de kendilerine samimi bulmadığımı ve devlet hastanesine gideceğimi, yaşadığım bu saçmalığı şikayet edeceğimi belirttim. Sağ olsun, doktor beyden önce hastane müdürü konuya dahil oldu. 'Nasıl isterseniz, istediğiniz yere şikayet edebilirsiniz,' dedi ve onları rahatsız ettiğimi anlayarak oradan ayrıldık.
Yorumlar