Yaklaşık son 3 ay içinde Liv Hospital Ankara İç Hastalıkları bölümünde Uzm. Dr. E*** B******’a muayene oldum. İlk görüşmeden itibaren doktorun hastasına karşı son derece ilgisiz tavırlarıyla karşılaştım. Defalarca aynı sorulara aynı cevapları vermeme rağmen, özellikle alkol kullanımımla ilgili “hiç tüketmiyorum” dememe rağmen her kontrolde tekrar tekrar aynı soruyu sordu ve alkolü azaltmamı önerdi. Tıbbi öykümle ilgili bu kadar temel bir bilgiyi bile not etmemesi ve her seferinde başa dönmemesi beni hem güvensiz hissettirdi hem de yıprattı.
Bu durumu kendisine nazikçe ilettiğimde ise, yapıcı bir yaklaşım göstermek yerine ses tonunu yükselterek sinirli bir tavırla beni azarlayan, tahammülsüz bir üslup sergiledi. Hastalık serüvenimi dikkate almayan, not etmeyen ve iletişim kurmakta zorlanan bu yaklaşım, bir hasta olarak kendimi değersiz hissetmeme neden oldu.
Yaşadığım bu süreç üzerine hastane nezdinde resmi şikayet oluşturdum. Şikayet sonrası düzenlenen epikriz raporunda ise, kendisini savunmak adına gerçeği yansıtmayan, benimle uyuşmayan ifadeler yazıldığını gördüm. Bu durum hekimlik etiğiyle bağdaşmayan, hastayı suçlayıcı ve kendini korumaya yönelik bir tavır izlenimi vermektedir.
Şikayetim üzerine başhekim yardımcısı ile görüştüm. Görüşmede beni haklı bulduğunu ifade etmesine rağmen, doktoru da koruyan bir yaklaşım sergiledi ve yaşadığım mağduriyetin tam anlamıyla giderildiğini hissetmedim.
Liv Hospital Ankara’dan beklentim, öncelikle hakkımda yazılan epikrizdeki gerçeği yansıtmayan ifadelerin düzeltilmesi ve bu konuda tarafıma yazılı bir açıklama yapılmasıdır. Ayrıca gerek ilgili hekimden gerekse kurum olarak hastaneden, yaşadığım bu saygı ve iletişim problemine ilişkin samimi bir özür bekliyorum. Bundan sonraki süreçte benzer durumların başka hastaların başına gelmemesi için de gerekli idari ve etik incelemenin yapılmasını talep ediyorum.
Yorumlar