Hatay Büyükşehir Belediyesi Halk Plajında Şezlong Şartı, Tuvalet Ve Duş Kullanımının Ücretli Olması

Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne ait Arsuz’daki Alakop Cafe & Beach adlı işletmenin bulunduğu halk plajında, 28 Haziran 2026 tarihinde saat 11.00–13.00 arasında yaşadığım uygulamayı en sert şekilde protesto ediyorum. Halka açık bir plajda, vatandaşın vergileriyle işletilen bir tesiste tuvalet, duş ve giyinme kabinlerinin yalnızca şezlong kiralayanlara tahsis edilmesi, kamu malının fiilen özelleştirilmesi ve halkın kamusal alandan dışlanması anlamına gelmektedir.
Tuvalet ihtiyacımı gidermek için para ödemeyi dahi teklif etmeme rağmen, görevli personel bu talebi kabul etmemiş ve “Şezlong almadan tuvaleti kullanamazsınız” diyerek beni geri çevirmiştir. Belediyenin işlettiği bir alanda, vatandaşın en temel ve acil ihtiyacının bile doğrudan ücret karşılığı değil, zorunlu şezlong dayatması ile karşılanmaya çalışılması, basit bir hizmet politikası değil, vatandaşa karşı uygulanan bir baskı ve aşağılayıcı bir ticari zorlamadır.
Bununla da kalınmayıp, plajın halka açık olduğunu bildiğimiz halde kendi şemsiyemizi açmamıza ve yanımızda getirdiğimiz sandalyeleri yerleştirmemize izin verilmemiştir. Personelin, “burası belediyenin alanı” havasıyla hareket ederek, sanki burası özel bir işletmenin tamamen kapalı alanıymış gibi davranması, vergi ödeyen vatandaşın kamusal alandaki varlığını ve kullanım hakkını yok sayan bir anlayışın göstergesidir. Halkın kullanımına açık olması gereken bir plajda, vatandaşa kendi şemsiyesiyle konumlanma hakkının bile tanınmaması, yetkinin kötüye kullanılması ve halka karşı düşmanca bir tavırdır.
Depremin ağır yaralarını hâlâ sarmaya çalışan Hatay’da, halk plajlarının bu şekilde ticari r alanına dönüştürülmesi ve vatandaşa “ya para ver ya plajdan uzaklaş” yaklaşımıyla muamele edilmesi, belediyenin kamu hizmeti anlayışının iflas ettiğini göstermektedir. Bu uygulama kamu hizmetinin ruhuna, hukukun temel ilkelerine ve vicdani değerlere aykırıdır.
Bu olayla ilgili olarak, söz konusu uygulamanın ve olayın tüm boyutlarıyla acilen soruşturulmasını, sorumlu cafe işletmecisinin ve denetim görevini yerine getirmeyen belediye personelinin tespit edilerek haklarında gerekli idari işlemlerin ve yaptırımların uygulanmasını talep ediyorum. Arsuz plajında hayata geçirilen bu ayrımcı, keyfi ve r odaklı politikanın derhal sonlandırılmasını ve tüm halk plajlarında tuvalet, duş gibi en temel ihtiyaçların, şezlong şartı olmaksızın, ücretsiz ya da makul bir ücret karşılığında tüm vatandaşların erişimine eşit şekilde açılmasını istiyorum.
Benzer uygulamaların devam etmesi halinde, konuyu kamuoyu ve basınla paylaşarak ve hukuki yollara başvurarak sonuna kadar takip edeceğimi özellikle belirtmek isterim. Halkın parasıyla kurulan ve varlığını halktan alan belediyelerin, asli görevi vatandaşa hizmet etmektir; onu kamusal alanlardan dışlamak, temel ihtiyaçlarını bir r aracına dönüştürmek değildir.

















