Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi Kadın Doğum bölümüne 21 haftalık hamileliğimde su gelmesi şikayetiyle 5 Nisan tarihinde başvurdum ve yatışım yapıldı. Daha ilk günden itibaren, “bebeğin ölür, rahmini alırız, yaşamaz, enfeksiyon kaparsın” gibi son derece sert ve umutsuz cümlelerle karşılaştım. Zaten büyük bir korku ve endişe içindeyken bu şekilde konuşmaları, dünyamı başıma yıktı. Üstelik bu ifadeleri bana yazdırıp imza attırdılar.
Hastanede izlem sürecinde suyun az olduğu, ancak bebeğin her şeyinin normal olduğu söylendi ve önce damardan, ardından ağızdan antibiyotik tedavisi verildi. Buna rağmen doktorlar süreçle ilgili düzenli ve açıklayıcı bilgi vermedi, bazı günler odaya hiç uğramadılar. Kimsenin birbirinden haberi yokmuş gibi, kopuk ve umursamaz bir yaklaşım hissettim. Odaya girdikten sonra sanki her şey bitmiş, tek seçenek hamileliğin sonlandırılmasıymış gibi davranıldı.
Hastanenin fiziki koşulları da son derece kötüydü. Lavabolar deterjansız temizleniyor, her yer toz içindeydi. Çarşaf ve yastık kılıfları ise akıllarına gelirse değiştiriliyordu. Kendi evimde olsam enfeksiyon riskimin daha az olacağını düşünmeye başladım. Daha sonra diğer hastalardan da aynı muameleleri duyunca, bunun genel bir tutum olduğunu gördüm. Sonunda ağızdan antibiyotiğe geçince imza atıp hastaneden ayrıldım, çünkü orada kalmanın sağlığımdan çok psikolojimi bozduğunu hissettim.
Bu şikayeti hem yaşadığım mağduriyetin görülmesi hem de başka insanların aynı süreçte bu kadar umutsuz, ilgisiz ve pis bir ortamda bırakılmaması için yazıyorum. Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi Kadın Doğum bölümünde hem iletişim dili, hem bilgilendirme süreci, hem de hijyen koşullarının acilen gözden geçirilmesini ve gerekli iyileştirmelerin yapılmasını istiyorum.
Yorumlar