Doktorun Yoğunluk Bahaneleri Ve Sekreter Müdahalesiyle İlgisiz Muayene
Gaziantep Şehir Hastanesi'nde 24.06.2026 tarihinde muayene olduğum Dr. D**** B***** ile yaşadığım süreç maalesef büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Araştırmalarım sonucunda inanarak ve güvenerek tercih ettiğim bir hekimdi ancak yaşananlar bu güveni tamamen sarstı.
Muayene sonrasında Doppler tetkik sonucum çıktığında, kendisi yoğun olduğunu söyleyerek benimle ilgilenmedi ve öğleden sonra gelmem gerektiğini belirtti. Öğleden sonra tekrar gittiğimde ise yine yoğun olduğunu ifade ederek bu kez de farklı bir gün gelmemi istedi. Ben de sürekli doktorun uygun olduğu zamana göre hastaneye gelip gitmemin benim için mümkün olmadığını, tetkik sonucumu değerlendirerek gerekli tedaviyi planlamasını ve ilaçlarımı yazmasını talep ettim.
Bu esnada yanında çalışan sekreteri konuşmaya müdahil oldu ve adeta doktorun avukatı gibi davranarak itiraz etmeye başladı. Bunun üzerine kendisine “Siz karışmayın.” dedim. Dr. D**** Hanım ise “Sekreterim karışabilir, benim adıma konuşabilir.” şeklinde cevap verdi. Bir hastanın kendi tetkik ve tedavisiyle ilgili iletişiminin doğrudan hekimi tarafından yürütülmesini beklerdim. Bu yaklaşım ne doğru ne de profesyonel geldi.
Yaşadığım bu olumsuz deneyim ve iletişim tarzı nedeniyle kendisini doktorum olarak tercih etmeme kararı aldım. Bu süreçte hem hasta iletişimi hem de mesleki sorumluluk açısından yaşananların idari olarak incelenmesini, benzer durumların tekrar etmemesi için gerekli uyarı ve düzenlemelerin yapılmasını talep ediyorum.
Gelişme
24.06.2026 tarihinde Gaziantep Şehir Hastanesi Nöroloji bölümünde muayene olduğum Dr. Derya Bayrak ile yaşadığım süreç maalesef büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Araştırmalarım sonucunda inanarak ve güvenerek tercih ettiğim bir hekimdi ancak yaşananlar bu güveni tamamen sarstı.
Muayene sonrasında Doppler tetkik sonucum çıktığında, kendisi yoğun olduğunu söyleyerek benimle ilgilenmedi ve öğleden sonra gelmem gerektiğini belirtti. Öğleden sonra tekrar gittiğimde ise yine yoğun olduğunu ifade ederek bu kez de farklı bir gün gelmemi istedi. Sürekli doktorun uygun olduğu zamana göre hastaneye gidip gelmemin benim için mümkün olmadığını, tetkik sonucumu değerlendirerek gerekli tedaviyi planlamasını ve ilaçlarımı yazmasını talep ettim.
Bu esnada yanında çalışan sekreteri konuşmaya müdahil oldu ve adeta doktorun avukatı gibi davranarak itiraz etmeye başladı. Bunun üzerine kendisine “Siz karışmayın.” dedim. Dr. Derya Hanım ise “Sekreterim karışabilir, benim adıma konuşabilir.” şeklinde cevap verdi. Kendi tetkik ve tedavimle ilgili iletişimin doğrudan hekim tarafından yürütülmesini beklerdim, bu yaklaşım ne doğru ne de profesyonel geldi.
Yaşadığım bu olumsuz deneyim ve iletişim tarzı nedeniyle kendisini doktorum olarak tercih etmeme kararı aldım. Bu süreçte hem hasta iletişimi hem de mesleki sorumluluk açısından yaşananların idari olarak incelenmesini, benzer durumların tekrar etmemesi için gerekli uyarı ve düzenlemelerin yapılmasını talep ediyorum.












