İstanbul Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Kütüphanesi’ni uzun saatler ders çalışmak için düzenli olarak kullanan bir öğrenciyim. Kısa molalarımda kafeteryadan yararlanmak isterken, kafeteryada görevli olan personelin öğrencilere karşı sürekli bağıran, sert ve aşağılayıcı üslubu nedeniyle en temel dinlenme ihtiyacımı bile karşılayamaz hale geldim.
Ekim ayından beri kafeteryaya her gidişimde aynı olumsuz tavırla karşılaşıyorum. Görevli personel neredeyse her seferinde öğrencilerle tartışma veya kavga havasında konuşuyor, ortamı gerecek şekilde bağırarak hitap ediyor. Kafeterya artık benim ve birçok öğrenci için bir dinlenme alanı olmaktan çıkıp, kaygı ve korku kaynağına dönüşmüş durumda. Orada bulunduğumuz süre boyunca kendimizi huzursuz, tedirgin ve baskı altında hissediyoruz; hiçbir yanlış yapmamış olsak bile azarlanacakmışız duygusuyla hareket ediyoruz.
Bu tavrın yalnızca beni değil, birçok öğrenciyi rahatsız ettiğine defalarca şahit oldum. Öğrencilerin bağırılarak uyarılması veya dışarı çıkarılması, kırıcı ve sert bir dille konuşulması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu yüzden artık çoğu zaman sırf bu personelin tutumu nedeniyle molaya çıkmamayı, kafeteryaya hiç girmemeyi tercih ediyorum. Bir öğrencinin eğitim aldığı ve ders çalıştığı bir kurumda bu şekilde hissetmesi gerçekten üzücüdür.
Kimseyi hedef almak ya da zarar vermek niyetinde değilim; ancak yaşananların görmezden gelinmemesi gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle konunun ciddiyetle ele alınmasını, ilgili personel hakkında gerekli uyarıların yapılmasını ve öğrencilere saygılı, sakin ve destekleyici bir iletişim ortamı sağlanması için gereken düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyorum.
Yorumlar