25.04.2026 tarihinde saat 14:45 civarında Nilüfer Doruk Özel Hastanesi’nin acil bölümüne şiddetli öksürük, baş ağrısı ve halsizlik şikayetleriyle başvurdum. Acilden dahiliye bölümüne yönlendirildim. Dahiliye bölümüne geçtiğimde, önce doktor ile sekreter arasında kulak kulağa bir görüşme yapıldı, ardından muayeneye alındım.
Muayene sonrası benden film ve kan tahlili istendi, ancak film çekilecek yerin kapandığı söylendi. Kan tahlili için de doktor, sonuçlar çıktığında hastanede olmayacağını, telefonla haberleşebileceğimizi, gerekirse iki gün sonra, pazartesi günü gelmem halinde ilaç yazabileceğini ifade etti. Bu süreci sağlıklı ve güven verici bulmadığım için kabul etmedim ve herhangi bir işlem yapılmadan çıkış almak istediğimi belirttim.
Bu talebim üzerine, eğer çıkış yaparsam 15 gün boyunca başka bir doktora gidip muayene olamayacağım, özel sigortanın da bunu karşılamayacağı yönünde tehditkar bir üslupla bilgi verildi. Bu yaklaşım beni son derece rahatsız etti. Şikayette bulunmak istediğimi söylediğimde ise, bu konuyu ileteceğim kişiyi yaklaşık 25 dakika bekletildim. Tüm bu süreç boyunca, hastane hizmetinden yararlanmadığım halde, tavır ve söylemler nedeniyle kendimi manevi olarak ciddi anlamda mağdur ve pişman hissettim.
Hastane yönetiminden, özellikle tehditkar ve caydırıcı ifadeler kullanan personel hakkında inceleme yapılmasını, bu tür yaklaşımların son bulması için gerekli idari ve iletişimsel tedbirlerin alınmasını ve tarafıma yaşatılan bu olumsuz deneyim nedeniyle açık ve net bir özür bekliyorum. Aynı durumun başka hastaların başına gelmemesi için konunun ciddiyetle ele alınmasını talep ediyorum.
Yorumlar