Kentsel Dönüşümde Asgari Ücretli Vatandaşların Yüksek Borçları
İstanbul Bahçelievler’de oturduğumuz binaya kentsel dönüşüm kararı verildi. Asgari ücretle çalışan biri olarak bu süreçte benden istenen bedelleri ödemem mümkün değil ve aynı binada benimle birlikte maddi durumu yetersiz olan 8 komşum daha var. Temmuz 2026’dan beri bu süreçle karşı karşıyayız.
Müteahhit bizden yaklaşık 2,5 milyon tl talep ediyor, 1 milyon 750 bin tl’yi de devletten kredi şeklinde kullanmamız gerektiği söyleniyor. Kalan 875.000 TL’yi ise 2 yıl sonra faiziyle birlikte ödememiz gerektiği ifade ediliyor. Ben asgari ücretle çalışırken bir yandan bu kadar yüksek borcu, bir yandan da geçim masraflarımı karşılamam imkansız. Eğer kiraya çıkmak zorunda kalırsam, bölgede kiralar 60.000 TL civarında ve böyle bir kirayı da ödemem mümkün değil.
Binadan sadece bir kişinin belediyeye başvurmasıyla tüm bina için “çürük” kararı veriliyor, bu karar sonrasında ise 2 ay içinde binayı boşaltmamız isteniyor. 2 ay içinde boşaltmazsak doğal gaz ve suyun kesileceği söyleniyor. Bu baskı altında, geliri düşük olan ve başka barınma imkanı bulunmayan bizler büyük bir çaresizlik yaşıyoruz.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan beklentim, kentsel dönüşümün bu şekilde tamamen vatandaşın omzuna yıkılması yerine, devletin bu süreci bizzat üstlenmesi. Devletin binaları kendisinin yıkıp yeniden yapmasını ve bizim de bu bedeli uzun vadeli, düşük faizli ve gelir durumumuza uygun taksitlerle doğrudan devlete ödememizi talep ediyorum. Geliri asgari ücret veya emekli maaşı olan vatandaşların bu şartlarda kentsel dönüşüme zorlanmamasını, can güvenliğimiz sağlanırken aynı zamanda barınma hakkımızın ve geçimimizin de korunmasını istiyorum.
Ben bir Türkiye vatandaşı olarak devletin verdiği sözlere ben müteahhitlere güvenmiyorum konuşmalar dinlediğin zaman o kadar güzel ki icraata geçtiğinde hiç Konuşulanlar gibi olmuyor eğer bizim Acelemiz depremdense binamızı yenilesek bile başka gittiğimiz bir şehirde misafirliğe orada da deprem olur Orada da Ölürüz 6 Şubat depreminde haberlerde de duydunuz Misafir gitti şehirde deprem oldu orada vefat etti demek ki binanın çürük veya sağlam olması önemli değil Hatay'da yıkılan rezidans yeni binaydı o da depremde yıkıldı deprem olduktan sonra eski bina yeni bina hiç fark etmiyor İstanbul Güngören Tozkoparan'da devlet kentsel dönüşümü TOKİ tarafından yapıp millet hak sahiplerine ucuz aylık ödeme ile yaptı neden diğer bir olay da aynı şekilde yıkıp devlet altını otopark yeşil alan yapıp da yapmıyor acaba Tozkoparan da rahat mı vardı da onu devlet yaptı müteahhitlere zaten hiç hiç güvenilmiyor ne kadar avukatlar aracılığıyla da sözleşme yapsan paramızı alıyorlar bizlere de mağdur ediyorlar devlet Neden bunu garantisini müteahhitlerden almıyor şikayetim.com'da okuyorum Kimisi 2021 yılında kentsel dönüşüme gitmiş hala binası bitmemiş Kimisi 2022'de gitmiş hala binası bitmemiş Kimisi 2024'te gitmiş hala binası bitmemiş acaba Biz gariban vatandaşları salak yerine mi koyuyorlar















