Beykoz Devlet Hastanesi Çocuk Acilinde Uzun Bekleme Ve Saygısız Doktor Tavırları
10 Ekim 2026 tarihinde saat 13.30 civarında 13 aylık kızımı Beykoz Devlet Hastanesi çocuk acile götürdüm. Ben grip olduğum için, emzirdiğim çocuğuma da geçtiğini düşündüm. Kızımın ateşi, kusması veya terlemesi yoktu, sadece öksürüğü vardı ve kafama göre ilaç kullanmamak için doktorun uygun gördüğü bir öksürük şurubu yazmasını istedim.
Çocuk acilde başı kapalı, gözlüklü ve burnunda hızma olan pratisyen hekim çocuğumu gördü. Yaklaşık 1,5 saat sonra akciğer grafisi istendi, filmi çektirdik ve tekrar kendisine geri döndük. “Bir şey mi var? ” diye sorduğumda, hiçbir şey açıklamadan görüntüyü WhatsApp üzerinden uzmana gönderdiğini, yani kendi başına değerlendiremediğini gördüm. Ateşli gitsek bu kadar beklemede çocuk havale geçirecek diye endişelendim, uzman hekimin gelmesi için de ayrıca bekledik.
Uzman geldikten sonra dahi sadece bir şurup yazılması için yaklaşık 45 dakika muayene ve bekleme süresi yaşadık. Bu süreçte pratisyen hekim, “Anne tam olarak ne istiyor, ilaç mı? ” şeklinde alaycı ve saygısız bir üslup kullandı. Ben çocuğum rahatlasın diye oradaydım, gezmeye gitmemiştim ve bu tavır beni çok rahatsız etti. Yazılan ilacın SSK tarafından karşılanmadığını da orada öğrendim, gerekirse ben cebimden öderdim, yeter ki çocuğum saatlerce bu şekilde yıpranmasaydı.
Toplamda yaklaşık saat 16.00’ya kadar hastanede kaldık ve çocuğum uzun süre uykusuz ve huzursuz kaldı. Çocuk sonuçta yetişkin değil, hasta olunca daha da huysuz ve hassas oluyorlar. Çocuk acilde görev yapan pratisyen hekimin hem bilgi ve donanım açısından daha yetkin olması hem de hasta ve yakınlarına karşı üslup ve tavırlarının düzeltilmesi için gerekli incelemenin yapılmasını istiyorum.


