13 Şubat saat 13:30–13:40 civarında annemi şiddetli bel ağrısı ve ayakta duramayacak durumda olduğu için ambulansla Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine getirdik. Annemin bel ağrısı şikayetiyle acile kaldırılmasına rağmen, acil serviste görevli doktor A*** K*****, bel fıtığı ağrısıyla gelen hastalar için kendilerinin hiçbir şey yapamadığını, randevu almamız gerektiğini söyledi.
Ben annemi kendi imkanlarımla götüremediğimi, bu nedenle ambulans çağırmak zorunda kaldığımızı ve çok şiddetli ağrısı olduğu için acile geldiğimizi belirttim. Buna rağmen doktor, “Anlamıyorsunuz, 3 kere anlattım” şeklinde bir ifadeyle konuştu ve odada birçok hasta yakını olmasına rağmen özellikle sadece benim dışarı çıkmamı istedi. Panik halinde bir hasta yakını olarak kendisinden daha sakin ve anlayışlı bir yaklaşım beklerken, üslubunun kırıcı ve azarlayıcı olduğunu hissettim.
Doktora üslubuna dikkat etmesi gerektiğini söyledim ve ismini rica ettim, ancak kendisi ismini vermek istemedi. Daha sonra annemin muayene kağıdından ismini öğrenmek zorunda kaldım. Bu tutum ve iletişim tarzı, acil servise başvuran hasta ve yakınları için oldukça yıpratıcıdır.
Hekimin, özellikle acil serviste paniğe kapılmış hasta yakınlarına karşı daha uygun bir dil kullanmasını, daha sakin ve saygılı bir şekilde görevini yapmasını ve benzer bir durumda hiçbir hasta yakınının bu şekilde azarlanıp kırılmamasını sağlamak adına gerekli uyarı ve incelemenin yapılmasını talep ediyorum. Annemin adı N****** A**** olup, gerekli görülürse kayıtlar üzerinden olaya dair detaylara ulaşılabilir. Ayrıca yaşadığım deneyimi e‑Nabız üzerinden de puanlayıp yorumladığımı belirtmek isterim.
Yorumlar