İlk Kez Değil, Tekrarlayan Kalitesiz Sucuk Ve Kavurma Sorunu


En pahalısı en azından ithal et değil diyordum, ayıklıyorlar diyordum ama hep sucukları acı veya aşırı tuzlu çıkardı. Birer ürün alıp da bu yorumu yapmıyorum.
Sucukları defalarca kahvaltının keyfini rezil etti. Kavurmaların, içinden damarlar, yumuşak ve dağılmayan acayip et parçaları çıkıyor. Dünyanın en pahalı etini tüketiyoruz ama o bile rezil halde. Kuvvetle muhtemel skimpflasyon yoluna girdiler.
Mail attım, "Özenle ayıklanmış falan değil, " dedim. "Sucuklarınız aynı formülde değil" dedim. Aradılar. İlk savunmaları "Yuvarlak dilim olan değil de blok olan en iyisiymiş." Savunmaya bakar mısın? "Ben sizin blok kavurmanızı da aldım, o da aynı çıktı. Ben sizden ilk kez ürün alan biri değilim. İsterseniz sisteminize önce bir bakın, Amazon, Getir, Migros vs. Birçok yerden de almışlığım var. Bu başıma ilk kez gelmiyor, " dedim.
"e, insanlık hali, arada kaçabilir...! " Hepsine aynı açıklamayı yazıyorsunuz, bir nevi taahhüt ediyorsunuz dedim. "İnternet sitenizde 'Dana etinin kıymetli kısımlarından özenle seçilen etlerin sinirleri temizlenip, asırlık Apikoğlu tecrübesi.' ibaresini kaldırın, ona göre alım yapalım, " dedim.
Bu sefer "Ürünün o kısımlarını sizden alalım, hangi parti no bakalım, çalışanları uyaralım." Suç kendilerinde değil de oradaki emekçinin suçuymuş ve benim ambalajı ve o ne idüğü belirsiz et kısımlarını muhafaza etmem gerekiyormuş.
Dedim, "sucuk? " Hemen sitesine baktı: "Parmak sucuk bizim acı sucuğumuzdur, klasik alsanız öyle olmazdı." A*** Hanım'ın bu cevabından sonra hâlâ saf saf dedim ki: "Ben sizin klasik sucuğunuzu da aldım. Bir tuzlu oluyor, bir acılı; hiç ortasına denk gelmedim. Ayrıca eskisine göre rengi de değişti, eskiden daha kırmızıydılar, artık renkleri bile açıldı." Yine parmak sucuğa sardı. "Teşekkür ederim, " dedim, kapadım telefonu ama sinir de oldum.
Sonra dedim ki: "Belki bu şikayetten sonra kaliteyi artırmışlardır." Blok kavurma ve yuvarlak 100 gramlık 6 paket sipariş ettim. Sonuç? Hiçbir şey değişmemiş. Yazık ya, ne hale geldik, ne yediğimiz belli değil.












