Doğuma Günler Kala Yaşadığım Acıbadem Ankara Hastanesi Felaketi

8 Ocak pazartesi günü gerçekleşecek doğumum için, 5 Ocak cuma (son iş günü) beni inanılmaz yıpratan Acıbadem Ankara Hastanesi...
Hamilelik planladığım ilk günden beri bu hastaneye gidiyorum. Hamilelik tanım burada konuldu, tüm takip, tahlil, testler (bedelleri çok yüksek olmasına rağmen takibinin kolay olması için hastane bünyesinde yaptırdım) burada yapıldı. Sigortam hamileliğim boyunca başka bir hastanenin kadın doğum bölümüne muayene olmadıkça doğum dahil limitsiz kapsamda. (Bupa Acıbadem). Çok şükür sağlıklı devam eden gebeliğimin ardından doğum zamanım geldi. Bunun üzerine doğum şeklim de sezaryen olarak belirlendikten sonra dünya harikası doktorum **** (kendisi süreç boyu Acıbadem'de devam etmeme tek sebep) gebeliğim sırasında tespiti yapılan miyomumun da alınabileceğini iletti. Bunun üzerine sigorta şirketim ve hastane arasında provizyon yazışmaları yürütülmeye başlandı. 3 Ocak tarihinde benden bu miyomun tespitinin Acıbadem'de yapıldığına dair bir beyan ve e-nabızdan hastalıklarım alanındaki tüm verinin paylaşılması istendi. Bunun üzerine 4 Ocak'ta istenilen iki belgeyi de hastaneye ilettim. Yine 4 Ocak perşembe akşam 20.00 sularında suit oda rezervasyonumun teyidi için hastaneyi aradığımda görüştüğüm kişi provizyonla alakalı bir durum olduğunu ve sigorta şirketimin geçmişe dair ekstra muayene raporu talep ettiğini iletti. İşin kötü yani ise bu muayene raporlarını hastaneye gidip elden talep etmediğim sürece almam imkansızdı. Bir diğer kötü yan ameliyatım pazartesi günü yapılacakken 3 farklı muayene raporunu temin edebileceğim tek bir cuma gününün olmasıydı. Özetle durum imkansızdı.İnfluenza salgının pick yaptığı bu günlerde, ameliyattan önce hastalanmamak için markete bile gitmezken benden gidip hastanelerden elden muayene raporu toplamam bekleniyordu.
Konu ile alakalı sigorta şirketim ve hastane arasında savrulurken, tek provizyon olması sebebi ile bu belgeleri sağlayamamam halinde sezaryen operasyonunun sigorta tarafından karşılanmama riski olduğu tarafıma bildirildi. En baştan iki operasyon için ayrı provizyon talep edilseydi bunların hiçbiri yaşanmayacaktı. Tarafıma böyle bir risk olduğu bildirilse belki ben miyomun alınmasından vazgeçip sadece doğumuma odaklanacaktım. Ancak bunların hiçbiri yapılmadı, üstüne doğumuma günler kala bu konu yüzünden strese girdim ve sinirlerim bozuldu. Maalesef karakter sınırı olduğu için konunun devamını ikinci bir şikayette yazacağım. (a)
Gelişme
(a) olarak bitirdiğim şikayetimin devamıdır. Yaşanan sorunları telefon görüşmeleri ile halledemeyince hastaneye gidip yüz yüze çözmek istedim. Zaten Pazartesi günü ameliyat geçireceğim için başka alternatifim de yoktu. Böyle bir risk söz konusu ise neden ayrı iki provizyon olarak talebin yapılmadığını ve konu ile alakalı son dakika bilgilendirildiğimi öğrenmek için gittim. Karnım burnumda doğumuma günler kala böyle bir stresin beni yıprattığını ve bu konuların odaklanmak istediğim en son şey olduğunu belirttim. Sezaryen ameliyatımın karşılanmaması gibi bir risk varsa neden konu ile ilgili beni son gün bilgilendirdiklerini bu riski en başta belirtmediklerini sordum. Karşıma beni sakinleştirip özür dileyen bir insan beklerken, çözüm yolu duymayı beklerken sesini yükselten ve karşısında hamile bir kadının olduğunu unutan ***** vardı. Neye uğradığımı şaşırdım ve kendisine ses tonuna dikkat etmesini söyledim. Ben prosedürlerin neden böyle işlediğini öğrenmeye çalışırken kendisi bana kurumumun ik bölümüyle görüşüp görüşmediğimi sordu. Sadece konuyu çarpıtmaya çalışan, çözümden empatiden tamamen uzak yaklaşımı ve rahatsız edici vücut diliyle beni daha da üzdü ve yıprattı. Beni hiç ilgilendirmeyen iç süreçlerinden bahsederek sadece konuyu kendi sorumluluk alanının dışına taşırmak isteyen bir tavır söz konusuydu. Burada bilgilendirilmem gereken bir risk faktörü, olumsuz bir olasılık mevcutken neden bu bildirim yapılmadı diye sorguluyordum. Son dakikaya kalmaması gereken bir iş olduğunu belirttim üzerine kendi iç süreçlerini düzgün yürütemediğini kabul edip özür dileyeceğine hekimimle konuyu görüşüp kendilerine neden daha erken bildirim yapmadığını sorgulayacağını söyledi. Doktor hastalarının sağlığıyla mı uğraşacak yoksa bu süreçleri yerine getirmekle yükümlü insanlar işini düzgün yapsın diye ekstra efor mu sarf edecek? Konu ile alakalı olarak yürütülen bu süreç nereden tutsanız elinizde kalır bir durum. Umarım doktorum kendi kliniğini açar ve kendisine muayene olmak için Acıbadem'e gitme zorunluluğum ortadan kalkar. Doktorları ve hemşireleri çok iyi olduğu için ayakta duran Acıbadem, idari personelleri bu şekilde devam ederse büyük zarara uğrar. Tabi ki istisnalar mevcut, örneğin Göğüs Hastalıkları banko çalışanı ismini hatırlayamıyorum ancak sanırım ****. Bir diğer tarafta kadın doğum banko çalışanlarının yüzünüze bile bakmadan beş karış bir ifade ile verdiği hizmet... Lütfen çalışanlarınıza ivedilikle empati ve vücut dili eğitimi verin.
27473461 numaralı bildiriminiz bize ulaştı. Konu ile ilgili en kısa sürede size geri dönüş sağlayacağız. Sağlıklı günler dileriz. Saygılarımızla.

