Acil Serviste Yaşanan Skandal: Çocuğumun Sağlığı Tehlikeye Atıldı
1 Aralık 2024 Çarşamba günü, saat 19:00 sularında, 1 yaşındaki kızımın bulaşık tableti yutması nedeniyle potansiyel zehirlenme şüphesiyle Özel Pendik Yüzyıl Hastanesi’nin acil servisine başvurduk. Acil servisin girişinde, çocuk acil doktorunun görevde olduğunu belirtmelerine rağmen, önce “tamamlayıcı sağlık sigortası” gerekçe gösterilerek ek ücret talep edilebileceği (hiçbir neden yok ve ne demek istediklerini dahi anlamadım) söylendi. Daha sonra ise “Acil servisten hasta kabul edemiyoruz. Amirimle görüşün” gibi anlamsız yanıtlar verilerek, yüksek ihtimalle zehirlenme vakası olduğu için, müdahale edilemeyeceği ifade edildi. Söz konusu amir de aslında bunun tamamen keyfi bir talep olduğunu bildiği için herhangi bir şey demeden geçiştirdi gitti. Bu nedenle kızım gerekli tıbbi müdahaleyi alamadı, hasta kaydı dahi yapılmadı ve bir doktorla bile görüşme şansı bulamadan Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitmek zorunda kaldık.
Yaşanan bu skandal üzerine, Sağlık Bakanlığı’na bağlı CİMER üzerinden resmi bir şikayette bulundum. Şikayetimin ardından, hastanenin hasta ilişkileri biriminden bir hanımefendi benimle iletişime geçerek detayları aldı ve kayıtları inceleyeceklerini belirtti. Sonrasında ise CİMER'den aşağıdaki gibi bir yanıt geldi:
“11.12.2024 tarihinde ilgili kurumun acil servisine 1 yaşındaki kızınızın bulaşık tableti yediği gerekçesiyle başvurduğunuz, başvuru esnasında bebekte anormal bir bulgu gözlenmediği, triyaj ve tedavi sağlanması adına Medula sistemine kayıt işleminin yasal olarak zorunlu olduğu bildirildiği; ancak hasta kaydı yaptırılmayıp, herhangi bir şikayette bulunmadan ve tedavi ret formu imzalamadan tüm uyarılara rağmen hastaneyi terk ettiğiniz belirtilmiştir.”
Bu yanıt, gerçeği kesinlikle yansıtmamaktadır. Asıl yaşanan olay; kızımın sağlık riski göz ardı edilerek acil müdahaleden mahrum bırakılması ve hastaneden geri çevrilmemizdir. Hastanenin verdiği bu yanıt, mağduriyetimizi gizlemeye yönelik asılsız ve yanıltıcı bir beyandan ibarettir.
Bu yazıyı, benzer mağduriyetlerin yaşanmaması ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimde keyfi engellerle karşılaşmaması adına kaleme alıyorum. Hiçbir kurum, insan hayatını riske atma hakkını kendinde göremez. Yetkililerin bu durumu ciddiyetle ele alarak gerekli önlemleri almasını ve gelecekte benzer olayların yaşanmasını önlemesini umuyorum.
Ayrıca, hastane yetkililerine sesleniyorum: Lütfen benimle tekrar iletişime geçmeyin. Ne yaşandığını siz de benim kadar iyi biliyorsunuz.







