Uyanık Kütüphane’de Sessiz Çalışma Ortamının Bozulması Ve Gürültü Kontrolü Talebi
Ankara Yaşamkent’teki Uyanık Kütüphane’yi eskiden sakin ve verimli bir çalışma ortamı sunduğu için tercih ediyordum, ancak son dönemde ortam neredeyse kafeye dönmüş durumda. Kütüphanede sesli ve sessiz alan ayrımı bulunuyor fakat sessiz alan hem çok küçük hem de çok tıkış tıkış olduğu için çoğu zaman yer bulmak mümkün olmuyor. Bu yüzden mecburen sesli alana oturmak zorunda kalıyorum.
Sabah saatlerinde sesli alan nispeten sakin olsa da özellikle saat 15.00’ten sonra gruplar geliyor ve sürekli yüksek sesle konuşuyorlar. Normal, kısa bir fısıltıdan ya da düşük sesli bir ders anlatımından bahsetmiyorum; telefon konuşmaları, video sesleri ve gürültülü sohbetler çalışma düzenini tamamen bozuyor. Sessiz alandan çıkan kişiler de sohbet etmek için sesli alana geçince ortam iyice kalabalıklaşıyor ve ses seviyesi çok yükseliyor.
Çalışanlara bu durumu ilettiğimde “burası sesli alan” cevabını alıyorum. Ancak bir kütüphanede “sesli alan” olması, insanların bağıra çağıra konuşabileceği, telefon ve video seslerini açabileceği anlamına gelmemeli. Sonuçta burayı tercih edenler temel olarak ders çalışmak ve odaklanmak istiyor.
Uyanık Kütüphane’den beklentim, özellikle sesli alanda belirli bir gürültü standardı oluşturulması, telefon ve yüksek sesli video kullanımının sınırlandırılması ve gerektiğinde çalışanların kullanıcıları nazikçe uyarmasıdır. Ayrıca mümkünse sessiz alanın genişletilmesi veya sessiz çalışma için daha uygun bir düzenleme yapılmasını rica ediyorum. Eskiden olduğu gibi sakin, odaklanmaya uygun bir kütüphane ortamının yeniden sağlanmasını istiyorum.


