İstanbul’da 500 bin konut kapsamında yapılan, 2025 yılı başvurulu yeni TOKİ kura çekiminde ciddi bir adaletsizlik yaşandığını düşünüyorum. Hiçbir mal varlığımız, evimiz ya da aracımız olmamasına rağmen bu kurada da hiçbir hak kazanamadık. Özel gereksinimli 9 yaşında bir çocuğumuz var ve gerçekten ihtiyaç sahibi bir aileyiz.
Buna rağmen, çevremizde Rize, Trabzon ve genel olarak Karadeniz kökenli olup İstanbul’da birden fazla evi, araçları, memleketlerinde tarlaları, arazileri olan, maddi durumu gayet iyi kişilerin bu kurada hak kazandığını gördük. Hatta birden fazla evi olanların, yüksek gelire sahip olanların bile isminin çıktığı, buna karşın gerçekten ihtiyacı olan pek çok kişinin dışarıda kaldığı açıkça ortadadır. Bu durum, kuranın tamamen kurgu olduğu, belli çevre ve eşrafa ayrıcalık tanındığı izlenimini uyandırmaktadır.
2023’teki kura başvurumuzda da yine hiçbir hak elde edemedik. Aylık taksitleri rahatlıkla ödeyebilecek, durumu görece daha iyi olan kişilere konut çıkarken, özel gereksinimli çocuğu olan ve hiçbir mal varlığı bulunmayan ailelere defalarca şans tanınmaması büyük bir adaletsizliktir. İnsanların aylarca umutlandırılıp, sonuçta sanki belirli bir gruba ayrıcalık yapılmış gibi bir tablo ortaya çıkması toplumdaki hak ve hukuk duygusunu zedelemektedir.
Bu proje kapsamında ilan edildiği gibi 500 bin konutun gerçekten ihtiyaç sahibi ailelere verileceği söylenmişken, yaşanan tablo nedeniyle sürecin tamamen kurgu olduğuna inanmaya başladım. Özellikle özel gereksinimli çocukları olan aileler ve dezavantajlı gruplar açısından bakıldığında, devletin bu alanda ve çocuklarla ilgili pek çok konuda diğer birçok Avrupa ülkesine kıyasla oldukça geride kaldığını üzülerek görüyorum.
TOKİ’den ve ilgili kurumlardan, bu kura sürecinin baştan sona detaylı şekilde incelenmesini, sonuçların açıklanma şeklinin denetlenmesini ve hangi kriterlere göre hak sahipliği belirlendiğine dair tarafıma yazılı ve tatmin edici bir açıklama yapılmasını talep ediyorum. Özellikle hiçbir mal varlığı olmayan, özel gereksinimli çocuğu bulunan aileler açısından sürecin yeniden gözden geçirilmesini ve gerçek ihtiyaç sahiplerinin açıkça korunacağı adil bir sistem oluşturulmasını istiyorum. Ayrıca bu şikayetimin CİMER ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde de resmi olarak dikkate alınmasını ve ilgili kurumlara iletilmesini talep ediyorum.
Yorumlar