İstanbul’daki 100 bin konutluk TOKİ projesinde uygulanan kura ve hak sahipliği sürecinin hem adaletsiz hem de çok karmaşık işlediğini düşünüyorum. 2025–2026 dönemindeki bu projede özellikle üç çocuklu aileler için ayrılan konut sayısının son derece yetersiz olması ve bunun da kamuoyuna açıklanan söylemlerle çelişmesi beni ciddi anlamda hayal kırıklığına uğrattı.
TOKİ başvurumu yaptım ve bir TOKİ sayfasında ismimi ve T. C. numaramı gördüm. Ardından “E-Devlet üzerinden kontrol edin” şeklinde bir yönlendirme yapıldı. E-Devlet’e girdiğimde ise “hak kazandınız” ibaresini gördüm ve doğal olarak bana da konut çıktığını düşündüm. Yıllardır üç çocukla barınma sıkıntısı çeken bir aile olarak, bu süreçte üç çocuklu ailelerin özellikle destekleneceği söylenirken, sonrasında uygulamada kendimizi dışlanmış ve yok sayılmış hissettik.
Çevremde birden fazla evi olan kişilerin başkasının adına kuraya girip, sonra ödemesini kendisi yaparak evi devraldığına dair çok sayıda örnek görüyorum. Bu da kura sonuçlarının şeffaf ve adil olmadığı, sistemde açıklar olduğu düşüncesini güçlendiriyor. Böyle bir tabloda, gerçekten evi olmayan ve yıllardır çocuklarıyla kira derdi yaşayan ailelerin haklarının korunmadığını, 100 bin konut içinde üç çocuklu ailelere ayrılan kısmın da son derece düşük tutulduğunu düşünüyorum.
Tüm bu nedenlerle, İstanbul’daki 100 bin konut projesi başta olmak üzere TOKİ’nin ilgili dönem kurasının, kriterlerinin ve hak sahipliği sonuçlarının tamamen gözden geçirilmesini, sistemin şeffaf, denetlenebilir ve gerçekten ihtiyaç sahiplerini önceleyen bir yapıda yeniden organize edilmesini talep ediyorum. Özellikle üç çocuklu ve dar gelirli ailelerin verilen sözlere uygun şekilde önceliklendirilmesini ve benim de hak kazandığım görünen bu süreçle ilgili durumumun net ve resmi olarak açıklığa kavuşturulmasını istiyorum.
Yorumlar