Habur Sınır Kapısı Memurları Şikayeti
12 Haziran 2026 tarihinde saat gece 10.00 civarında Habur sınır kapısından Türkiye’ye giriş yaparken, eşyaların kontrol edildiği bölümde son derece rahatsız edici bir durum yaşadım. Yaklaşık 15 yıl sonra ilk kez Irak’a gidip dönüyordum ve bu süreçte memurların tutumu beni derinden üzdü.
Eşyaların kontrol noktasında, 3–4 kişilik bir grup, kapıda yanımıza gelerek “biz de ürünlerinizi geçirelim” tarzında tekliflerde bulundu. Bu teklifi reddedince bize bağırmaya başladılar ve neredeyse kavga çıkacak bir ortam oluştu. Bu kişilerle görevli memurların son derece samimi olduklarını, gözümün önünde 3–5 poşet dolusu eşyayı herhangi bir kontrole tabi tutmadan geçirdiklerini gördüm.
Sıra bize geldiğinde ise memurlar, eşyalarımız çok az olmasına rağmen bağırarak, aşağılayıcı bir üslupla ve son derece keyfi bir şekilde davranmaya başladılar. Eşyalarımı yere atarak, “şu yasak, bu yasak” gibi sözlerle üst perdeden konuştular. Bir yanda o dolaşan kişilere hiçbir şey denmezken, ilk defa bu kapıdan geçen bizlere bu şekilde muamele edilmesi hem adalet duygumu zedeledi hem de devlet görevlilerinden beklediğim ciddiyet ve tarafsızlıkla bağdaşmadı.
Bu süreçte benden ek bir para ya da menfaat talebi olmamış olsa da, memurların bu kişilerle olan aşırı samimiyeti ve bize karşı sergiledikleri aşağılayıcı, keyfi tavır sebebiyle ciddi şekilde rencide oldum. Habur sınır kapısında devlet adına görev yapan memurların, kim oldukları belli olmayan bu kişilerle yan yana ve ayrıcalıklı bir düzen içinde görünmesi güven duygumu da zayıflattı.
İlgili memurlar hakkında gerekli incelemenin yapılmasını, benzer durumların tekrar yaşanmaması için tüm yolculara eşit ve saygılı davranılmasını, güvenlik ve kontrol süreçlerinin kişiye göre değişmeden, objektif ve şeffaf biçimde yürütülmesini talep ediyorum.

















