Sağlık Bakanlığı Devlet Hastanesi Suni Sancı Dayatması

Devlet hastanelerinde doğum yapmak bazen pişmanlık doğurabiliyor. 39+4 günlük gebe olduğum bir süreçte yaşadığımı anlatayım. Doğru düzgün sancım yoktu, açılma olmuyordu ve bebeğimin suyu azalmaya başlamıştı. Üstelik bebeğimin kilosu 4 kiloya yakındı ve bu durum normal doğumu zorlaştırıyordu. Bu yüzden telaşlandım ve sezaryen olmak istedim. Ancak devlet hastanesinde sezaryen seçimi yapma imkanım olmadığını öğrendim. Suni sancı ile normal doğumu zorlamak istiyorlardı. Sürekli vajinal muayenelerden bıkmıştım. 'Niye kendini kasıyorsun, böyle muayene yapamayız' diyorlardı. Sanki ben sürekli vajinal muayene olmayı istiyormuşum gibi bir durum söz konusu değildi. Ayrıca damar yolu açamayan personel de vardı. Kendi beceriksizliklerinin sorumluluğunu bana yüklemeye çalışıyorlardı. 'İlk defa böyle bir damar gördüm' diyerek mazeret üretiyorlardı. Ben de alternatif olarak 'Sol koldan olmuyorsa sağ kolu deneyin' diye çözüm yolu sunuyordum ama onu da kabul etmiyorlardı. Sağ kolumdan da aynı işlemi denediklerinde başarısız oldular. Yaşça genç olmayan ve tecrübesiz bir personelin yetersizliğiyle karşı karşıya kaldım. Devlet hastanesindeki bazı personel ve doktorların çok acımasız olduğunu gördüm. 'Senin psikolojin bizi etkiliyor, rahat ol' demek, acı çeken bir insana söylenecek söz mü? Ben sancı çekiyorum ve onların psikolojisi etkileniyor. Normal doğum zorunluluğu nedeniyle çekilen eziyetin anlamını anlamış değilim. Açılma ne zaman olursa olsun beklemek zorundaydım. Bazıları birkaç saatte doğum yaparken, bazıları üç gün hatta bir hafta beklediğini söylüyor. Benimse suni sancı çekip bir hafta beklemem beklenemezdi. Ancak 8 saat dayanabildim. Suni sancı verip NST'ye bağladıklarında, kendileri yemek yeme ve sohbetle meşguldüler. Sezaryen seçme şansım da yoktu tabii, son derece kritik bir durum yaşanmadıkça. Yani, neredeyse canından olman gerekiyordu ameliyat için. Böyle bir durum gerçekten katlanılacak bir şey değil. Normal gelmeyen bir doğum için suni sancı çekmek mantıklı değil. Tedaviyi reddettik ve özel bir hastaneye geldik. Gerekli ilgiyi ve tedaviyi, ne yazık ki, para verince alabiliyorsunuz. Şükürler olsun ki, bebeğimi sağlıkla kucağıma alabildim. Kısacası, devlet hastanelerinde sezaryen isteme hakkınız yok ve her şeyde onay isteyen devlet hastaneleri, sezaryene olan onayı da kabul etmiyor. Ne kadar saçma değil mi? İşleri kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyorlar. Eğer normal doğurabilecek olsaydım zaten doğururdum. Suni sancıya kendimi ve bebeğimi yormaya, riske atmaya gerek yoktu. Ne desem boş, ne kadar şikayet etsek de ciddiye alınmıyor. Canımızın bir önemi olmadığını yaşayarak görüyorsunuz, ancak amaçlarını anlamak güç.


