Okul Güvenliğini Artıracak Somut Önlemler Talebi

İstanbul Fatih’te okuyan bir öğrenci olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın son dönemde getirdiği bazı okul kurallarının, yaşanan acı olaylar karşısında yetersiz ve yanlış önceliklendirilmiş olduğunu düşünüyorum. 15–16 Nisan tarihlerinde yaşanan ve çocukların hayatını kaybettiği olaylardan sonra asıl odak noktasının güvenlik olması gerektiğine inanıyorum.
Okullarda telefon götürmenin kesin şekilde yasaklanması ve okula 5 dakika bile geç kalındığında öğrencinin içeri alınmaması gibi uygulamaların, okulu silahla basma gibi olayları engellemekle hiçbir ilgisi olmadığını düşünüyorum. Biz öğrenciler her zaman dersten sonra doğrudan eve dönmüyoruz; dışarıda kaldığımız zamanlar oluyor ve böyle durumlarda telefona erişim bizim için bir güvenlik unsuru da olabiliyor. Kapıdan birkaç dakika geç geldik diye içeri alınmamak ise eğitime erişim hakkımızı kısıtlıyor, ama güvenlik risklerini azaltmıyor.
Benim asıl beklentim, okullarda gerçek anlamda güvenliği artıracak önlemlerin alınmasıdır. Okul girişlerine X‑ray benzeri güvenlik tarama cihazlarının konulmasını, okullarda birden fazla güvenlik görevlisi bulundurulmasını ve özellikle güvenlik görevlisinin okul kapısının önünden kesinlikle ayrılmayacak şekilde görevlendirilmesini talep ediyorum. Kuralların yeniden gözden geçirilerek, öğrenciyi cezalandırmak yerine öğrenciyi koruyan, okul güvenliğini somut olarak artıran uygulamaların hayata geçirilmesini istiyorum.

Ben İstanbul Fatih Neslişah Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi 12. Sınıf öğrencisiyim. Okulumuzda son dönemde getirilen bazı kurallar biz öğrencileri hem psikolojik olarak olumsuz etkiliyor hem de eğitim ortamını gereksiz yere gerginleştiriyor. Öncelikle a4 kağıdı getirmeyen öğrencilerin kesinlikle gezilere katılamayacağı ve aile onayı veya veli gelmesi olsa bile devamsızlıklarının silinmeyeceğinin söylenmesi bizleri ciddi anlamda rahatsız etmektedir. A4 kağıdı gibi basit bir malzemenin bir tür zorunluluk ve tehdit unsuru olarak kullanılmasını, öğrencilerin gezi hakkıyla ve devamsızlıklarıyla ilişkilendirilmesini adil ve pedagojik bulmuyoruz. Bu uygulamanın tamamen kaldırılmasını, öğrencilerin bu şekilde baskı altında hissettirilmemesini istiyoruz. İkinci olarak, okulumuzda telefonlarla ilgili daha önce uygulanan sistemde, öğrenciler telefonlarını okula getiriyor, okul girişinde kutulara bırakıyor ve okul çıkışında geri alıyordu. 19 Nisan itibarıyla, sadece lise kısmı için, müdürümüzün kararıyla bu sistem tamamen kaldırılmış ve okula telefon götürmememiz istenmiştir. Yani artık hiçbir şekilde telefon bulundurmamıza izin verilmemektedir. Oysa okul çıkışında kütüphane, kurslar ve farklı programlara giden öğrenciler olarak, ailelerimizle iletişim kurmak ve güvenliğimiz açısından telefon bulundurmak bizim için önemlidir. Okul kıyafeti, makyaj, takı gibi konulardaki kuralları anlayabiliyoruz ancak telefonların tamamen yasaklanmasını, özellikle de daha önce sorunsuz işleyen teslim-alım sistemi varken, mantıklı ve hakkaniyetli bulmuyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan talebimiz, okulumuzda a4 kağıdı getirmeye bağlanan gezi ve devamsızlık uygulamasının sonlandırılması ve telefonlarla ilgili olarak da önceki sisteme dönülmesidir. Öğrencilerin hem haklarının korunmasını hem de kuralların tehdit unsuru olarak değil, eğitim ortamını destekleyici şekilde düzenlenmesini istiyoruz.



