Bahçelievler Memorial Hastanesi onkoloji bölümünde babamın yaşadıkları nedeniyle büyük bir mağduriyet içindeyim. Babamı Dr. H** h.’ye muayene ettirdik ve kendisi babama mide kanseri tanısı koydu. İlk evrede olduğunu, ameliyat olursa tamamen kurtulacağını, her şeyin kontrol altında olduğunu söyleyerek bize umut verdi ve bu sözleriyle güvenimizi kazandı. Bu güvenle ameliyata onay verdik.
Ameliyat kararı sonrasında hastane tarafından bizden sürekli çeşitli ek ödemeler talep edildi, süreç boyunca her adımda yeni bir masraf çıkarıldı. Ameliyattan sonra babam her geçen gün daha da kötüleşti, üç hafta içinde 15 kilo verdi.
Babam rutin kontrol için hastaneye çağrıldığı bir gün, daha ameliyatın üzerinden çok zaman geçmemişken kendisine kemoterapi ilacı verildi. Babam henüz ameliyattan yeni çıkmışken neden kemoterapi uygulandığını sorduğumuzda, doktor tarafından “çok hafif, bir şey olmaz” tarzında ifadeler kullanıldı. Ancak bu ilaç verildikten sonra babam aniden fenalaştı. O anda doktora telefonla ulaşamadık, babamı acile götürmek zorunda kaldık. Acilde bu kez antibiyotik verildi ve antibiyotik sonrası durumu daha da ağırlaştı. O gece babamın kalbi durdu ve vefat etti.
Tüm bu süreç boyunca hastane bizden toplamda yaklaşık 700 bin tl talep etti ve bu ödemeleri yaptık. Buna rağmen uygulanan işlemlerin babamın durumunu her seferinde daha kötüye götürdüğünü düşünüyorum. Yaşananların sadece bir tedavi süreci hatası değil, aynı zamanda ihmalkârlık ve sorumsuzluk içerdiğine, hatta para odaklı kasıt ihtimaline yol açacak kadar vahim olduğuna inanıyorum.
Sağlık Bakanlığı’na ve ilgili mercilere başvuruda bulundum, ancak şu ana kadar hastane tarafından tatmin edici bir dönüş yapılmadı. Ödediğimiz yaklaşık 700 bin tl’nin bize iade edilmesini, özellikle babamın tedavi sürecini yöneten Dr. H**n h. Hakkında detaylı bir inceleme yapılmasını ve ihmali, sorumsuzluğu ya da hatası varsa bunun resmi olarak tespit edilerek gereğinin yapılmasını talep ediyorum. Bir insanın canının bu kadar umursamaz ve para odaklı bir yaklaşımla riske atılmasını asla kabul etmiyorum ve gerekirse hukuki süreci en üst düzeye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıyacağımı açıkça belirtmek istiyorum.
Yorumlar