Ben, 14 yaşında epilepsi hastası ve ağır engelli bir kız çocuğunun babasıyım.
– 6 Şubat 2025'te kızım Memorial Ankara Hastanesi'ne yatırıldı.
– Ağır kansızlık, yüksek ateş ve bilinç kaybı vardı.
– Yalnızca 2 ünite kan verildi, ardından taburcu edildi.
– 5 gün sonunda 'yetersiziz' dediler ama 250.000 TL'yi aldılar.
– 21 Şubat’ta kızım fenalaşınca tekrar acile götürdüm, bu kez acil servise dahi almadılar.
– Doktorlara ulaşmaya çalıştım, telefonlara çıkmadılar.
– Epikriz talep ettim, uzun süre vermediler. Sadece Sağlık Bakanlığı ve CİMER'e şikayet sonrası verdiler.
Sonuç:
Kızım 21 Şubat gecesi yoğun bakım ünitesine alındı.
Hayati riski vardı.
Memorial ise çoktan tahsilatını yapmış, 'artık sorumlu değiliz' moduna geçmişti.
Ardından bir skandal daha: Hukuksuz icra takibi.
– Memorial, bana dava açtı.
– Mahkeme, daha esasa bile girmeden usulden reddetti.
– Bu karar kesinleşmeden, Memorial bu kez İstanbul’da, yetkisiz bir icra dairesinde ilamlı icra takibi başlattı.
– Yani dava sonucu yok, karar kesin değil ama 'gel seni borçlu çıkaralım' mantığıyla hareket ettiler.
– İtiraz etmek için 4.000 TL harç yatırmak zorunda kaldım.
Bu artık sağlık değil, tıbbi tahsilat.
Memorial artık sağlık kurumu değil.
Bu sistem:
– Önce parasını alıyor,
– Sonra yetersiz kalınca hastayı gönderiyor,
– Telefona çıkmıyor, rapor vermiyor,
– En sonunda borçlu gösterip icra memurunu gönderiyor.
Memorial Sağlık Grubu’na soruyorum:
– 250.000 TL alıp yoğun bakıma gönderdiğiniz bu çocuğun canı ne kadar ediyor?
– Epikriz raporunu vermemek hangi tıbbi etikle açıklanır?
– Kesinleşmemiş kararla borç çıkarıp icraya vermek hangi etiğe sığar?
Yorumlar