Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na ve Karayolları Genel Müdürlüğü’ne, Avrasya Tüneli, köprüler ve otoyollarda unutulan veya zamanında ödenmeyen geçiş ücretlerine uygulanan tutarların adil olmadığını ve vatandaşlar üzerinde çok ciddi bir yük oluşturduğunu belirtmek istiyorum. Basit bir borç vadesinde ödenmediğinde elbette faiz işletilebilir; ancak bu geçiş ücretlerinde, asıl borcun katbekat üzerine çıkan ve çoğu zaman vatandaşın ödeyemeyeceği boyutlara ulaşan meblağlar ortaya çıkıyor.
Sonuçta ortada çoğu zaman ufak sayılabilecek, örneğin birkaç yüz liralık bir ana borç varken, süreç içinde bunun birkaç bin, hatta on binlerce liraya yükseldiği durumlar yaşanıyor. Üstelik bu rakamlar, avukat masrafları ve dosya giderleri gibi kalemlerle daha da büyüyor. Vatandaş, zamanında ödemediği için faiz ödemesi gerektiğini kabul etse bile, asıl borçla hiçbir ölçü ve orantı gözetmeden büyüyen bu tutarların hakkaniyetli olmadığını düşünüyorum.
Bu uygulamaların, caydırıcılık amacını aşarak bir tür cezalandırmaya ve fiili mağduriyete dönüştüğüne inanıyorum. Devletin ve ilgili kurumların, geçiş ücretleri ve gecikme cezalarını belirlerken adalet, ölçülülük ve orantılılık ilkelerini esas alması gerektiğini düşünüyorum. Borcun ana tutarıyla uyumlu, makul ve vatandaşın ödeyebileceği düzeyde bir gecikme sistemi kurulmasını, fahiş dosya ve vekâlet ücretlerinin sınırlandırılmasını ve bu konuda gerekirse yasal düzenleme yapılmasını talep ediyorum.
İlgili bakanlıkların ve kurumların, hem mevcut mağduriyetleri azaltacak hem de bundan sonra benzer sorunların yaşanmasını engelleyecek adil ve şeffaf bir düzenleme yapmasını bekliyorum.
Yorumlar