İzmir Adliyesi Büyük Finansal Kayıp Sonrası Savcılıkta Çelişkili Bilgi ve Kaba Davranış

2025 yılında arkadaşım olarak gördüğüm bir kişiden sosyal medya/mesaj uygulaması üzerinden “Bu fotoğraftaki sen misin? ” şeklinde bir mesaj aldım. Mesajda yer alan bağlantıya tıkladıktan kısa süre sonra banka ve hesap bilgilerim ele geçirilerek yaklaşık 4,5 milyar tl tutarında maddi zarara uğradım. Olayı fark eder etmez derhal İzmir Karabağlar Yeşilyurt Polis Merkezi Amirliği’ne giderek konu hakkında yazılı olarak müracaatta bulundum, ifadem alındı ve yaşadığım durumun açıkça siber hile olduğunu belirttim.
Aradan bir süre geçtikten sonra karakoldan aranarak İzmir Cumhuriyet Savcılığının telefonumu istediği söylendi, ben de soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi için cep telefonumu savcılığa teslim ettim. Bu aşamadan sonra hem soruşturmanın gidişatını öğrenmek hem de telefonumun durumu hakkında bilgi almak amacıyla dosya ile ilgilenen bilgi savcısı A** O** D**’ın katibini telefonla aradım. Mağduriyetimin büyük olduğunu, ciddi bir maddi zarara uğradığımı, iş ve özel hayatım için çok önemli olan telefonumdan uzun süredir mahrum kaldığımı anlatarak dosyanın hangi aşamada olduğuna dair temel bir bilgilendirme rica ettim. Ancak telefondan bilgi verilemeyeceği, mutlaka adliyeye bizzat gitmem gerektiği söylendi. İş yoğunluğum ve çalışma şartlarım nedeniyle sık sık adliyeye gidemediğimi, bu nedenle en azından dosyanın genel durumu hakkında kısa bir açıklama istediğimi belirtmeme rağmen, bu konuda da herhangi bir yardımcı olunmadı.
Daha sonra dosyanın siber suçlara devredildiği bilgisi verildi. İlgili siber suçlar birimini aradığımda bu kez telefonumun henüz ellerinde olmadığını, İzmir Cumhuriyet Savcılığından boş bellek talep ettiklerini, bu nedenle işlemlerin beklediğini ifade ettiler. Savcılığın kalemini tekrar aradığımda ise bu defa telefonun savcılıkta olduğu, emniyetin gelip almasının beklendiği söylendi. Bir tarafta telefonun savcılıkta olduğu, diğer tarafta ise telefonun henüz siber suçlara ulaşmadığı söylenerek tarafıma çelişkili bilgiler verilmesi, sürecin düzenli ve şeffaf yönetilmediği izlenimini uyandırdı.
Dosyam ve telefonum hakkında net bilgi alabilmek için mecburen belirli aralıklarla ilgili numaraları aramak zorunda kaldım. Ancak her arayışımda “sürekli arıyorsunuz” denilerek terslenmem, azarlanır bir üslupla konuşulması ve sanki haksız, rahatsızlık veren kişi benmişim gibi bir tavırla karşılaşmam beni derinden yaraladı. Terslenmek ve azarlanmak gerçekten çok ağrıma gitmiştir.



