2019 yılından beri QNB Finansbank ve Denizbank’a olan borçlarım Hedef Varlık ve Emir Varlık’a devredilmiş durumda. Her bankaya yaklaşık 30’ar bin TL ana borcum olmasına rağmen, bu varlık şirketleri ana borcun kat kat üzerinde tutarlar talep ediyor ve bunu yaparken de kırıcı, baskıcı ve saygısız bir üslup kullanıyorlar.
Hedef Varlık’tan yaklaşık bir yıl önce arayan bir görevli, görüşme sırasında hakaret içeren, yüksek sesli ve küçümseyici bir dil kullandı. Kendisine, yasal haklarımı bildiğimi ve bana bu şekilde bağırmaya, hakaret etmeye hakkı olmadığını açıkça ifade ettim. 2 Mart 2026 tarihinde Emir Varlık’tan arayan başka bir görevli de benzer şekilde kırıcı ve rahatsız edici bir üslup kullanınca aynı şekilde tepki göstermek zorunda kaldım. Tüm bunlara ek olarak, tarafıma gönderilen mesajlarla da sürekli baskı oluşturuluyor.
Ben borcunu ödemek isteyen, iyi niyetli bir vatandaşım. Tek talebim, borcumun yasal çerçevede, ana borç ve makul faiz üzerinden, gerçekçi ve ödenebilir bir seviyede yeniden yapılandırılmasıdır. Tüketici haklarıma ve ilgili icra‑takip mevzuatına uygun şekilde, borcumun makul bir indirimle yeniden hesaplanmasını, taksitlendirilmesini ve benim de gelir durumuma göre ödeyebileceğim bir ödeme planı sunulmasını istiyorum. Kısacası, borcumu kapatmamı gerçekten mümkün kılacak, somut ve uygulanabilir bir çözüm bekliyorum.
Ayrıca Hedef Varlık ve Emir Varlık bünyesinde telefonla arama yapan ve hakaret içeren, aşağılayıcı ya da baskıcı şekilde konuşan personel hakkında gerekli incelemenin yapılmasını, bu tür bir üslubun tekrar etmemesi için önlem alınmasını talep ediyorum. Bundan sonraki tüm görüşmelerde, insan onuruna yakışır, saygılı ve yasal sınırlar içinde bir iletişim kurulmasını bekliyorum.
Hem borcumu ödeyebileceğim makul bir yapılandırma teklifinin sunulmasını hem de bu sürecin tamamında, iyi niyetli ve çözüm odaklı yaklaşımıma karşılık, aynı iyi niyet ve saygının tarafıma gösterilmesini istiyorum.
Yorumlar