Visit Xolvie to read complaints and reviews, or file yours.

Finlandiya’da Yatırım İadesi İçin Süregelen Hukuki Uyuşmazlık

2025 yılında Finlandiya’da yatırım amacıyla başlayan süreçte restoran işletmesi ve buna bağlı mülkiyet/devir işlemlerini içeren bir yatırım modeli sunuldu. Ödemeler sonrasında finansal durum ve devir süreciyle ilgili ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıktı. Yatırım bedelimin iadesini talep ettim. Konu halen Finlandiya’da yargı sürecindedir.

Uzeyr
17 Eylül 12:16

Sosyal medya ve Youtube.com üzerinden “Girişimci Göçmen” adıyla yurt dışında yatırım, oturum ve yeni bir hayat kurma imkanları sunduğunu belirten kişi ve şirketlerle ilk görüşmem 17 Eylül 2025’te başladı. Görüşmelerde Finlandiya’nın Forssa şehrinde faaliyet gösteren fiziki bir restoranın %50 hissesi ile restoranın bulunduğu mülkün devri/satışı birlikte sunuldu. Restoranın aylık yaklaşık 20.000 Euro ciro yaptığı, düzenli gelir sağlayacağı, mülkle ilgili kira ve devir imkânlarının bulunduğu ve bu yatırımla ailece Finlandiya’da oturum sürecinin ilerletilebileceği anlatıldı. Bu anlatımlara güvenerek ben ve ortağım yüksek tutarlı ödemeler yaptık. Ben bu yatırım için ciddi kredi yükü altına girdim ve halen uzun vadeli taksitler ödemeye devam ediyorum. Yatırımın kendi gelirini üreteceği, restoranın faal ve kazançlı olduğu ve mülk devrinin de gerçekleştirileceği beklentisiyle aile düzenimi ve gelecek planlarımı buna göre şekillendirdim. Ancak ödemelerden sonra bize anlatılan tablo ile fiilen karşılaştığımız durum arasında ciddi farklılıklar ortaya çıkmaya başladı. Restoranın malı yapısı, gerçek ciro seviyesi, giderleri, borçları ve mülkün hukuki durumu konusunda baştan beri eksiksiz ve doğrulanabilir bilgiye sahip olmadığımızı zaman içinde gördük.

Uzeyr
17 Eylül 12:18

Yatırım öncesinde restoranın düzenli ve güçlü bir ciroya sahip olduğu ifade edildi. Ancak tarafımdan sonradan görülebilen satış verileri, yatırım öncesinde anlatılan seviyelerle örtüşmüyordu. Üstelik mesele yalnızca ciro değildi. Bir işletmenin gerçek finansal durumunun anlaşılabilmesi için personel giderleri, kira, vergi, tedarikçi borçları, diğer işletme giderleri, banka yükümlülükleri ve gerçek kârlılık gibi kalemlerin de düzenli ve denetlenebilir şekilde görülmesi gerekir. Bunların tamamı tarafıma düzenli ve eksiksiz şekilde sunulmadı. Daha sonra erp sistemi üzerinden kısıtlı erişim sağlandı. Ancak erp’de satış verilerinin görülmesi, işletmenin tüm malı yapısının şeffaf şekilde açıklandığı anlamına gelmiyordu. Bu erişim de yatırım kararını verdiğim ve ödemeleri yaptığım aşamadan çok sonra sağlandı. Karşı taraf daha sonra “tüm veriler paylaşıldı, sürekli erişim vardı” şeklinde açıklama yaptı. Ben buna katılmıyorum. Benim itirazım yalnızca satış ekranına değil, yatırım kararını etkileyen bütün finansal bilgilerin yatırım öncesinde ve sonrasında açık, eksiksiz ve doğrulanabilir şekilde paylaşılmamasına ilişkindir.

Uzeyr
17 Eylül 12:19

Sözleşmede restoran işletmesinin yanı sıra iş yerinin bulunduğu mülke ilişkin devir ve mülkiyet ifadeleri de yer alıyordu. Ancak daha sonra yaptığımız kontrollerde bu mülkün doğrudan ilgili kişi veya şirketlerin mülkiyetinde olmadığı, banka, icra/ulosotto ve üçüncü kişilerle bağlantılı süreçlerin bulunduğu anlaşıldı. Karşı taraf daha sonra mülk devrinin tamamlandığını ve yalnızca teslim alınmasının beklendiğini ileri sürdü. Ben de bunun hangi tarihte, hangi şirket adına, hangi resmi belgeyle tamamlandığını ve mülkle bağlantılı borçların hangi resmi belgelerle kapatıldığını sordum. Banka, icra/ulosotto ve diğer yükümlülüklerin sona erdiğini gösteren yeterli ve doğrulanabilir resmi belge tarafıma sunulmadı. Bize bazı yazışmalar ve evraklar sonradan gönderildi. Ancak yatırım öncesinde mülkün tam hukuki durumunun, gerçek sahibinin, borçlarının ve devir için gereken üçüncü taraf işlemlerinin açık şekilde ortaya konduğu kanaatinde değilim. Ayrıca devirle ilgili tarafımıza çok kısa süreli bildirimler yapıldı. Finansal durumu ve hukuki yapısı hâlâ netleşmemiş bir işletme veya mülkü birkaç gün içinde kabul etmem bekleniyordu. Bu nedenle tüm hukuki ve malı durum netleşmeden böyle bir devri kabul etmedim.

Uzeyr
17 Eylül 12:19

Süreç ilk görüşmelerde yatırım ve yatırımcı oturumu çerçevesinde sunuldu. Daha sonra süreç çalışma izni ve iş sözleşmesi üzerinden ilerletildi. Tarafıma bunun daha hızlı ve kolay sonuç vereceği ifade edildi. Ben mesleğimin yazılımcılık olduğunu ve restoran işletmeciliği konusunda tecrübem bulunmadığını en başından beri açıkça söyledim. Karşı taraf daha sonra oturum iznini almış olmamı, yatırım sürecinden faydalanmışım gibi göstermeye çalıştı. Oysa benim itirazım oturum izninin alınmış olup olmamasına değil; restoran yatırımı, mülk devri, finansal şeffaflık ve yapılan ödemelerin karşılığının gerçekleşmemesine ilişkindir. Oturum izni alınmış olması, yatırım kapsamında ortaya çıkan diğer sorunları ortadan kaldırmaz. Ayrıca “kendi işletmenizin başına geçip çalışabilirdiniz” şeklinde bir savunma yapıldı. Ben Finlandiya’da yasal olarak bulunmadığım dönemde işletmenin başına geçemeyeceğim gibi, restoran işletmeciliği benim mesleğim değildir. Benim yazılım geliştirme alanında çalışabileceğim yönünde sonradan yapılan açıklamalar da yatırımın temel konusunu değiştirmez. Eğer benim bizzat yaptığım bir iş başvurusu olduğu ileri sürülüyorsa bunun hangi ilana, hangi tarihte ve hangi platform üzerinden yapıldığının belgeyle gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Uzeyr
17 Eylül 12:19

İade talebim keyfi veya sonradan ortaya çıkmış bir talep değildir. Mülk devrinin gerçekleşmemesi, işletmenin finansal durumuyla ilgili yaşanan belirsizlikler, bize anlatılan gelir seviyesiyle görülebilen veriler arasındaki fark ve sözleşmede öngörülen hususların yerine getirilmediği yönündeki kanaatim nedeniyle yatırım bedelinin iadesini talep ettim. Tarafımıza bazı dönemlerde ödeme yapıldı. Önceki bazı ödeme dekontlarında “iade” ibaresi bulunmazken, daha sonraki bir ödeme dekontunda açıkça “iade” ibaresi yer aldı. Bu husus ve diğer ödeme kayıtları da hukuki süreçte değerlendirilmektedir. Bu süreç nedeniyle Finlandiya’da hukuk davası açtım ve Türkiye’de de ilgili makamlara başvuruda bulundum. Davalar ve başvurular devam etmektedir; henüz kesinleşmiş nihai bir yargı kararı bulunmamaktadır. Ben de karşı taraf da kendi iddia ve belgelerini ilgili mercilere sunmaktadır. Nihai değerlendirmeyi mahkeme ve diğer yetkili makamlar yapacaktır. Ayrıca bu yatırım için kullandığım kredilerin taksitlerini aylardır ödemeye devam ediyorum. Hem yatırım için yaptığım ödeme hem de kredi maliyetleri nedeniyle ciddi bir maddi yük taşımaktayım.

Uzeyr
17 Eylül 12:20

Son dönemde karşı tarafla yeniden görüşerek meseleyi mahkeme dışında çözüme kavuşturma ihtimalini değerlendirdim. Bu görüşmeye iyi niyetle yaklaştım ve uzlaşma ihtimaline alan açmak amacıyla Şikayetvar’daki yazımı geçici olarak kaldırdım. Görüşmelerde bana bir taşınmaza ait tapu belgesi gönderildi. Ancak benim talebim yalnızca bir tapu görmek değildi. Alacağımı gerçekten güvence altına alacak şekilde banka teminatı, ipotek veya başka resmi ve uygulanabilir bir güvence mekanizmasının kurulmasını istedim. Hangi taşınmazın, hangi değer üzerinden, hangi tarihte ve hangi hukuki yöntemle alacağımı güvence altına alacağı konusunda bağlayıcı ve uygulanabilir bir garanti ortaya konmadı. Belirli ve güvence altına alınmış bir ödeme planı da oluşturulmadı. Karşı tarafa bu yatırım nedeniyle kredi kullandığımı, aylık taksitleri ödemekte zorlandığımı ve bu durumun aile hayatıma kadar yansıyan ciddi bir yük oluşturduğunu açıkça anlattım. Buna rağmen benim açımdan yeterli ve somut bir güvence oluşmadı. Bu nedenle uzlaşma girişiminden sonuç alamadığım kanaatine vardım ve daha önce kaldırdığım Şikayetvar paylaşımımı yeniden yayımladım. Bu paylaşımda amacım devam eden hukuki uyuşmazlık hakkında yaşadığım süreci, elimde bulunan belgeler ve kendi tecrübem çerçevesinde anlatmaktır. Nihai hukuki değerlendirme ilgili makamlar tarafından yapılacaktır.

21 Eylül 13:27 (Şikayetten 7 gün sonra)

Paylaşımınız, başından beri bildiğiniz hususları, kendi beyanlarınızı ve devri kabul etmeme kararınızı dışarıda bırakarak süreci tek taraflı yansıtmaktadır. Bu anlatımı ve şirketimize yönelttiğiniz suçlamaları açıkça reddediyoruz. Öncelikle bize sosyal medya üzerinden değil, aynı yöntemle Finlandiya’ya gelmiş ve deneyiminden memnun olan ortak bir arkadaşımızın referansıyla ulaştınız. Restoranın alım dönemindeki aylık cirosu 17.000–22.000 avro aralığındaydı ve bu bilgiler sizinle paylaşılmıştı. Başlangıçtan itibaren erp sistemine ve gelir-gider tablolarına erişiminiz bulunuyordu. Dolayısıyla işletmenin malı verilerinin sizden gizlendiği yönündeki anlatımınızı kabul etmiyoruz. Mülkün de satın alınabileceği, sahibi tarafından satış onayı imzalı olarak verildiği, sürecin Ulosotto makamı üzerinden yürütüldüğü ve uygun satın alma bedelinin bu süreçle bağlantılı olduğu en başından beri bilginiz dâhilindeydi. Bunlar yazılı görüşmelerimizde açıkça mevcuttur. Başlangıçta size açıklanmış ve yazışmalarda bulunan bir hususu, sonradan ortaya çıkmış gizli bir durum gibi sunmanız tamamen yanıltıcıdır. Bu delilleri de sunduk. İşletmenin kârlılığındaki geçici düşüş; diğer ortağın işletmeye yeterli ilgiyi göstermemesi ve küçük çaplı su hasarı nedeniyle yaklaşık bir ay süren tadilatla bağlantılıdır. Bu aksaklıklar giderilmiştir. Geçici operasyon sorunlarının yaşanması ile başlangıçta yanlış bilgi verilmesi aynı şey değildir. Bunları birbirine karıştırarak şirketimiz hakkında farklı bir tablo oluşturmanızı kabul etmiyoruz. Üstelik mevcut erp sistemini yetersiz bulduğunuzu ve daha gelişmiş bir sistem yazabileceğinizi bizzat siz ifade ettiniz. Bu doğrultuda anlaşmaya varıldı ve ilgili çalışma kapsamında oturum başvurusu yapıldı. Başvurunun dayandığı iş de süreçte üstlendiğiniz sorumluluklar da bilginiz dâhilindeydi. İşletmenin yönetimine ilişkin sözleşmesel sorumluluklarınızı yerine getirebileceğinizi de baştan belirttiniz. Mülkün devrindeki gecikme, icra dairesinin yürüttüğü resmi işlemlerin uzamasından kaynaklanmıştır. Bu gelişmeler de e-posta yazışmaları dahil olmak üzere sizinle açıkça paylaşılmıştır. İlgili işlemler sonunda tamamlanmış, restoranı ve mülkü devralmanız için tarafınıza iki ayrı ihtar gönderilmiş, buna rağmen devri kabul etmediniz. Oturum izninizi alıp Finlandiya’ya geldiğiniz, işletmenin faal olduğu ve devri gerçekleştirme imkânınız bulunduğu halde, bedelin tamamının iadesini talep ederek farklı bir yol seçtiniz. Bu zaten tamamen kötü niyetliöbir yaklaşımdır. Kendi tercihinizi, şirketimizin devri gerçekleştirmeyi reddettiği izlenimini oluşturacak şekilde sunamazsınız. Size çeşitli çözüm ve uzlaşma alternatifleri sunduk; ancak anlaşma sağlanamadı. Ayrıca ödeme yapılmaması halinde karalamaya devam edeceğinizi açıkça ifade ettiniz. Ardından uyuşmazlığınızla ilgisi bulunmayan farklı şehirlerdeki işletmeleri, başka yatırımcıları ve kişileri de hedef alan paylaşımlar yaptınız. Uzlaşma görüşmeleri sırasında bu tutumun sürmesi nedeniyle görüşmeleri sonlandırdık. Sözleşmesel dayanağını kabul etmediğimiz iade talebinizi, itibarımıza zarar verme baskısıyla dayatmanızı kabul etmiyoruz. Aynı uyuşmazlığa ilişkin paylaşımları birbirinden bağımsız olaylar gibi sunmanız da gerçeği değiştirmez. İtirazımız mahkemeye başvurmanıza değil; eksik ve yanıltıcı anlatımlarla şirketimizi ve konuyla ilgisi olmayan tarafları hedef almanıza yöneliktir. Dava açmış olmanız ki dava henüz açılmadı hala inceleme aşamasında, ileri sürdüğünüz iddiaların doğrulandığı anlamına gelmez. Kamuya açık platformlarda aynı iddialara tekrar tekrar cevap vermeyeceğiz. Sözleşmeler, malı kayıtlar, yazışmalar, ihtarlar, sunduğumuz çözüm alternatifleri ve ilgili paylaşımlar mahkemenin değerlendirmesine sunulacaktır. Bu uyuşmazlık, iddiaların kaç kez tekrarlandığıyla değil, belgeler ve yargı kararıyla sonuçlanacaktır. Yargılama sonucunu da kişisel verileri ve paylaşım sınırlarını gözeterek kamuoyuyla paylaşacağız. Sizin gibi hem yasal süreç başlatıp hem de tehdit ile karalama yapmaya ve bunu baskı unsuru olarak kurmaya devam etmeyeceğiz. Bu hareketiniz zaten haklılığınıza yasal zemşnde güvenmediğinizi açıkça gösteriyor.

Uzeyr
21 Eylül 14:41

Tarafınızca yapılan son açıklamalardaki iddiaları da kabul etmiyorum. Öncelikle bize nasıl ulaşıldığı, yatırımın nasıl sunulduğu gerçeğini değiştirmez. Ortak bir tanıdık üzerinden iletişim kurulmuş olması; yatırım öncesinde işletmenin gerçek malı durumunun, hukuki risklerin ve mülkün durumunun açık ve eksiksiz şekilde bildirildiği anlamına gelmez. Erp sistemiyle ilgili açıklamanız da gerçeği yansıtmamaktadır. Biz yatırımımızı Eylül 2025 döneminde gerçekleştirdik. Erp erişimi ise tarafımıza aylar sonra, Şubat 2026’da sağlandı. Ayrıca bu sistemde ağırlıklı olarak satış/ciro verileri görülüyor; personel, kira, vergi, tedarik, borç ve diğer giderlerin tamamı hiçbir zaman düzenli ve denetlenebilir şekilde raporlanmadı. Dolayısıyla “başlangıçtan itibaren erp ve gelir-gider tablolarına erişiminiz vardı” ifadenizi kabul etmiyorum. Mülkle ilgili olarak, sahibinin satış onayının bulunduğu yönündeki bilgi ve buna ilişkin belgeler yatırım öncesinde tarafımıza açık ve doğrulanabilir şekilde sunulmadı. Bu husus ancak hukuki süreç sırasında, mahkeme dosyasına sunulan belgeler üzerinden gündeme geldi. Ayrıca mülkün doğrudan sizin veya sözleşmenin tarafı olan şirketin mülkiyetinde olmadığı hususu da yatırım öncesinde açıkça ortaya konmadı ve sözleşmede bu durum açık ve tereddütsüz şekilde belirtilmedi. Bu nedenle “en başından beri bilginiz dahilindeydi” şeklindeki anlatımınızı kabul etmiyorum.

Uzeyr
21 Eylül 14:41

İşletmenin kârlılığındaki düşüşü diğer ortağın yeterince ilgilenmemesine veya geçici operasyon sorunlarına bağlamanız da bizim açımızdan temel meseleyi değiştirmiyor. Sözleşmede işletmenin sevk ve idaresi, personel, tedarik ve operasyonel devamlılık bakımından sizin tarafınızdan destek sağlanacağı açıkça düzenlenmişti. Devir tamamlanıncaya kadar işletmenin aktif ve sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesi de bu düzenlemenin bir parçasıydı. Bu nedenle başka bir ortağın ilgilenmemesini sonradan bize karşı gerekçe olarak ileri sürmeniz kabul edilebilir değildir. Yazılım işi ve oturum başvurusu konusunda da anlatımınıza katılmıyorum. Ben sizin şirketinizde yayımlanmış bir iş ilanına kendi irademle başvuru yapmadım. Süreç başlangıçta yatırım ve yatırımcı oturumu üzerinden ilerledi. Daha sonra restoranın finansal yapısının yatırımcı oturumu açısından yeterli olmadığını bildiğiniz halde bu bilgiyi bizimle açık şekilde paylaşmadınız; bunun yerine benim yazılımcı olmam nedeniyle çalışma temelli başvuru seçeneğini siz gündeme getirdiniz. Daha önce de belirttiğim gibi, bizzat yaptığımı iddia ettiğiniz iş başvurusuna ilişkin ilanı, başvuru kaydını ve tarihini paylaşmanızı istedim; bu konuda tarafıma herhangi bir somut belge sunulmadı. Gönderdiğiniz iki ihtarın da mülk devrinin eksiksiz şekilde hazır olduğunu ispatladığını düşünmüyorum. Tarafıma çok kısa süre içerisinde karar vermem yönünde baskı yapıldı. Oysa mülke ilişkin icra/ulosotto borçlarının ödendiğini gösteren resmi belgeler tarafıma sunulmamıştı. Buna rağmen borçları kapanmamış ve hukuki durumu tam olarak ortaya konmamış bir yapıyı devralmam istendi.

Uzeyr
21 Eylül 14:41

Üstelik tarafıma imzalamam beklenen devir sözleşmesinin tam ve nihai hâli dahi gönderilmeden, birkaç gün içerisinde devir işlemini kabul etmem beklenmiş ve sonrasında bunu imzalamamış olmam aleyhime kullanılmaya çalışılmıştır. Sözleşmede çok daha uzun bir süreç öngörülmüşken, ayrıntıları ve resmi belgeleri tamamlanmamış bir devir için birkaç gün içinde karar vermeye zorlanmamı makul bulmadım. Avukatım da bu ihtarlara hukuki yoldan cevap verdi. Dolayısıyla bunu “devir hazırdı, siz kabul etmediniz” şeklinde basitleştirmeniz doğru değildir. Alternatif çözüm sunduğunuz doğrudur. Ancak önerilen diğer işletme ve mülklerle ilgili olarak değerleme, tapu/hukuki durum, borçlar, takyidatlar ve gerçek piyasa değerini gösteren resmi belgeleri talep ettim. Tarafıma bu hususlarda hiçbir resmi belge gönderilmedi; yalnızca Google Maps üzerinden işletmenin bulunduğu yer paylaşıldı. Bunun dışında değerleme raporu, tapu belgesi, borç bilgisi veya resmi durumunu gösteren herhangi bir evrak tarafıma sunulmadı. Kendi yaptığım araştırmalarda önerilen varlığın değerinin, bizim yatırım kapsamında ödediğimiz bedelle kıyaslandığında çok daha düşük olabileceği yönünde sonuçlara ulaştım. Buna rağmen tarafınızdan bunu ortaya koyacak veya aksini gösterecek bağımsız bir değerleme ya da resmi belge paylaşılmadı. Dolayısıyla mesele “çözüm önerildi, siz kabul etmediniz” kadar basit değildir. Ben her çözüm önerisinde, bunun gerçek değerinin ve hukuki durumunun resmi belgelerle ortaya konmasını istedim. Bu yapılmadı. Son olarak, iade talebimizi “itibar baskısı” veya “kötü niyet” olarak nitelendirmenizi de kabul etmiyorum. Bizim talebimiz; yapılan ödemeler, gerçekleşmeyen veya tartışmalı kalan devirler, finansal şeffaflık ve sözleşmesel yükümlülükler nedeniyle ortaya çıktı. Bunların tamamı zaten mahkeme önünde değerlendiriliyor.

Yorumlar

Benzer Şikayetler